KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/977 E., 2024/1845 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2024
- Esas No
- 2024/977
- Karar No
- 2024/1845
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) : ...
- Vekili
- Av. ...
- 2- (davalı)
- ... Fonu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Petrol ve Doğalgaz Mühendislik A.Ş.'nin mal, hak ve alacaklarından "... Petrol ve Doğalgaz Mühendislik Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" oluşturulmasına dair Fon Kurulu'nun... tarih ve .../... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 22/12/2022 tarih ve E:2022/4475, K:2022/4925 sayılı bozma kararına uyularak verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; ...
Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nun ... sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak ve terörizmin finansmanı suçlamaları nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında 668 sayılı KHK'nın 3/1. ve CMK'nın 128. maddeleri uyarınca davacının da aralarında bulunduğu şahısların malvarlığı değerlerine el konulduğu,... Sulh Ceza Hakimliği'nin... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile davacının da ortağı olduğu ...
Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlerden ... Petrol ve Doğalgaz Mühendislik A.Ş.'ye TMSF'nin kayyım olarak atanmasına karar verildiği, TMSF'nin kayyım olarak atandığı ... Grubu şirketlerinden olan ... Petrol ve Doğalgaz Mühendislik A.Ş. ile ... Teknoloji Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş şirketlerine ait tüm mal, hak ve varlıkların bir araya getirilerek "...
Petrol ve Doğalgaz Mühendislik Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulduğu, anılan ticarî ve iktisadî bütünlüğün oluşturulmasına yönelik Fon Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; davalı idarenin kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem veya eylem niteliğinde olmadığı,
kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği, davalı idarenin, kayyımı olduğu şirketlere ilişkin olarak 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan yetkilerini kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulayabilmesinin kayyımlık sıfatını ve uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin olma niteliğini etkilemediği anlaşıldığından,
uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medenî Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı merciileri görevli olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin İstanbul İdare Mahkemesi olduğu, Fon'un kayyımı olduğu şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemler bakımından idari yargının görevli olduğu konusunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesin olarak karar verildiği, anılan işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda davanın yargı yolu uygun olmadığından bahisle reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Fon'a devredildiği ve bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağı, Prof. Dr. ... tarafından bu davalarda idari yargının görevli olduğu konusunda hukuki mütalaa hazırlandığı, dava konusu işlemin idari işlem niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu, buna ilişkin olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ve Yargıtay tarafından kesin olarak karar verildiği, TMSF'nin tek taraflı ve kamu gücünü kullanarak tesis ettiği kararlar hakkında yargılama görevinin idari yargıda bulunduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/977, K. 2024/1845, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama