İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /15. Daire

DANIŞTAY · 15. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 15. Daire E.2012/5015 K.2013/3088

Yargılama usulü hukukuna hakim olan ilkelerden biri de istemle bağlılık ilkesidir. Bu ilke, davayı davacının istemi ile bağlı olarak incelemeyi gerektirir. Bu ilke, idari yargı için de aynen geçerlidir. Hatta, idare hukukunun temel ilkelerinden olan…

Esas2012/5015Karar2013/3088Tarih26 Nisan 2013Okuma5 dk · 969 kelime

KÜNYE

15. Daire 2012/5015 E., 2013/3088 K.·T.C. Danıştay Onbeşinci Daire

Karar tarihi
26 Nisan 2013
Esas No
2012/5015
Karar No
2013/3088
Temyiz Eden (Davacı)
… Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş.
Vekili
Av. …
Karşı Taraf (Davalı)
… Valiliği
İstemin Özeti
… İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülüp temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

969 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Düşüncesi

Yargılama usulü hukukuna hakim olan ilkelerden biri de istemle bağlılık ilkesidir. Bu ilke, davayı davacının istemi ile bağlı olarak incelemeyi gerektirir. Bu ilke, idari yargı için de aynen geçerlidir. Hatta, idare hukukunun temel ilkelerinden olan idarenin yerine geçerek idare gibi karar verememe ve yerindelik denetimi yapamama ilkeleriyle aynı amaca hizmet etmektedir. Zira, davacının istemi ile bağlı kalınmadan, dava konusu edilmeyen idari işlemleri ya da talepleri karara bağlamak, idarenin yerine geçmek, bir idari organ gibi karar vermek, yerindelik denetimi yapmaktır.

Olayda da, dava konusu işlem ile, davacının talebinin 110.000 TL lik kısmı karşılanmış, bu miktarı aşan kısmı kabul edilmemiştir. Dava da, kabul edilmeyen bu kısma yönelik olarak açılmış, işlemin kısmen iptali istenilmiştir. Mahkemeye düşen görev, bu taleple bağlı kalarak, işlemin davacının talebinin reddine ilişkin kısmını incelemek ve buna göre hüküm kurmaktır.

İdare Mahkemesince, dava konusu olmamasına karşın , idarece tesis edilen işlemin davacının talebinin kabulüne ilişkin kısmı da incelenmiş, uyuşmazlık olmayan bir konuda hüküm kurulmuştur. Böylece, idare yerine geçilerek yerindelik denetimi yapılmıştır.

Bu itibarla, davacının talebine bağlı kalınarak yeniden bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Onbeşinci Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenerek davacı vekilinin temyiz talebi hakkında gereği görüşüldü:

Dava; davacı şirketin … ili, … İlçesi, … Köyü'nde bulunan çiftliğinin, bölgede yaşanan terör olayları ve terör saldırılarından dolayı kullanamadığından bahisle, yoksun kalınan malvarlığı zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yaptığı başvurunun kısmen reddi üzerine sulhname imzalanmayarak anılan işlemin iptali ve 323.028,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

… İdare Mahkemesince; dava konusu şirketin bulunduğu … Köyü, … Mezrası'nın tamamen boşaltılan/boşalmış yerlerden olmadığı, subjektif güvenlik kaygısıyla çiftliğin faaliyetinin durdurulduğu, uğranıldığı belirtilen zararın 5233 sayılı Yasa hükümlerine göre idarece karşılanmasına hukuki olanak bulunmadığı halde, terör olayları sonucu oluşan 110.000,00 TL zararın tazmini yönündeki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ve davanın tazminata ilişkin kısmı yönünden ise, dayanağı işlemin hukuka aykırılığın tespit edilmesi karşısında, terör nedeniyle uğranıldığı belirtilen söz konusu zarar hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından, anılan Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

Uyuşmalık konusu olayda, davacı şirket tarafından. İli,. İlçesi,. Köyü,. Mevkiinde bulunan besi çiftliğindeki faaliyetini terör eylemleri nedeniyle durdurması nedeniyle çiftliğin işletilememesinden kaynaklanan zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle. Zarar Tespit Komisyonu'na başvurulmuştur. Yapılan bu başvuru üzerine Komisyonca mahallinde keşif yapılmıştır. Keşif kapsamında. Köyü'nün muhtarı, ihtiyar heyeti azası ve köylülerin ifadesine başvurulmuştur.

İfade tutanaklarında çiftliğin yerinin. Köyü'ne bağlı. Mezrası olduğu bilgisine yer verilmiştir. Bu tutanaklar herhangi bir şerh konulmadan davacı vekili tarafından imzalanmıştır. Yine keşif değerlendirme ve sonuç raporu ve inşaat bilirkişi raporu ve kadastro teknisyeni raporunda şirketin yeri yine. Mezrası olarak gösterilmiştir. Keşif yapıldıktan sonra komisyon kararıyla, anılan çiftliğin yeri.

Köyü olarak gösterilmiş ve "yapılan çiftliğin %50'sinin hibe programından yapıldığı, günün koşullarında çiftliğin yarısının Devlet tarafından karşılandığı, ahırların betonarme yapılardan %70 daha az maliyetli olduğundan ahır metrekaresinin 171,00 TL olarak alınması ve takdiren 110.000,00 TL ödenmesine" karar verilmiştir.

Davacı şirket ise tazminat miktarını yetersiz bularak ve idarece verilen miktarı aşan zararlarının da bulunduğunu ileri sürerek anılan işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

Mahkeme tarafından , davacı şirkete ait besi çiftliğinin yeri. Mezrası olarak kabul edildikten sonra , bu Mezranın boşaltılmadığı , dolayısıyla davacı şirketin subjektif güvenlik kaygısıyla bulunduğu yeri terk ettiği belirtilerek , davacının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanacak bir zararının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Dolayısıyla, Mahkemece davacıya önerilen 110.000,00 TL'nin dahi ödenmesine gerek bulunmadığı , buna göre de bu miktarı aşan davacı talebinin de karşılanmasının gerekmediği açıklanmak istenilmiştir.

Davanın, 110.000,00 TL'yi aşan miktarın ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı da dikkate alındığında, Mahkemece yapılan hukuki değerlendirmenin sonucunun davanın reddi şeklinde olması gerekirken, davacının lehine hüküm verilmiş gibi işlemin iptaline hükmedilmesinde usul hükümlerine uygunluk görülmemiştir.

Uyuşmazlığın esasına gelince;

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun 2. maddesinin (d) bendinde, terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar, Kanun kapsamı dışında tutulmuş; aynı Kanunun 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, sakatlanma ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece ödeneceği kurala bağlanmıştır.

Bunun yanı sıra aynı Kanun'un yukarıda aktarılan maddelerinin değerlendirilmesinden; kişilerin malvarlıklarına ulaşamamaları nedeniyle uğradıkları zararların 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmininin; köyün, idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılması şartına bağlı bulunduğu; güvenlik kaygısına dayansa dahi, terör olayları sonucu köyü terk edenlerin malvarlıklarına ulaşamaması nedeniyle uğradıkları zararın, köyün idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılması halinde ve köyün boşaltılmasından köye dönüşe izin verildiği tarihe kadar geçen süreçle sınırlı olarak tazmininin mümkün olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Mahkemece, davacı şirketin yeri … Mezrası olarak kabul edilmiş ve bu Mezra'nın boşaltılmamış olması nedeniyle, uğranıldığı belirtilen zararın 5233 sayılı Yasa hükümlerine göre idarece karşılanmasına hukuki olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan tapu kaydında besi çiftliği yerinin … Köyü, … Mevkii olarak gösterildiği görülmüştür. Besi çiftliğinin yerinin, … Köyü, … Mevkii olması durumunda, uyuşmazlığın çözümü için bu yerin boşaltılıp boşaltılmadığının saptanması gerektiği açıktır.

Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümü için, davacı şirkete ait besi çiftliğinin gerçek yerinin saptanması , sonrasında da besi çiftliğinin bulunduğu yerin tamamen boşaltılan/boşalmış yerlerde olup olmadığının araştırılması suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, belirtilen şekilde bir araştırma yapılmadan verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacı temyiz isteminin kabulü ile … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine,26/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 15. Daire, E. 2012/5015, K. 2013/3088, 26 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
15. Daire
Esas No
2012/5015
Karar No
2013/3088
Tarih
26 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2012/9795 K.2013/2945
  • Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı E.2012/12295 K.-
  • Danıştay Danıştay 13. Daire Başkanlığı E.2013/796 K.-
  • Danıştay 3. Daire E.2013/980 K.2013/1371
  • Danıştay Danıştay 5. Daire Başkanlığı E.2013/2827 K.-
  • Danıştay Danıştay 5. Daire Başkanlığı E.2013/2919 K.-

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.