İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2008/849 K.2010/255

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Esas2008/849Karar2010/255Tarih29 Ocak 2010Okuma4 dk · 714 kelime

KÜNYE

2. Daire 2008/849 E., 2010/255 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
29 Ocak 2010
Esas No
2008/849
Karar No
2010/255
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı)
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı - ANKARA
Karşı Taraf
…
İsteğin Özeti
… İdare Mahkemesi'nce verilen … günlü, E: …, K: … sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, temyizen incelenerek bozulması isteminden ibârettir.
Cevâbın Özeti
Cevap verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hâkimi
…
Düşüncesi
İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı
…
Düşüncesi
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

714 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesince; işin gereği düşünüldü: Dava; davacı tarafından, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı, Personel Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı'nın görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesiyle haklarında yasal muâmele yapılarak cezalandırılmaları yönünde yapılan başvuruya karşılık, "İlgililer hakkında yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığının" belirtilmesine ilişkin 23.1.2007 tarihli Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Hukuk Müşâvirliği görüşünün iptali istemiyle açılmıştır.

. İdare Mahkemesi'nce verilen … günlü, E: …, K: … sayılı kararla.

4483 sayılı Yasa hükümlerine göre kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında bu Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği, suç duyurusu niteliğinde bir şikâyet dilekçesi veren davacının; bu şikâyeti üzerine, anılan Kanun kapsamında şikâyetin izin vermeye yetkili merciye iletilmesi, yetkili merci tarafından bir ön inceleme başlatılması, ön incelemeci konumunda yer alan kimsenin; yaptığı tetkikin ardından görüşlerini içeren bir rapor düzenlemesi, bu rapora göre ilgili makam tarafından;

soruşturma izni verilmesi ya da verilmemesine dâir karar alması ve söz konusu kararın şikâyetçiye bildirilerek itiraz hakkını kullanmasının sağlanması gerekirken, doğrudan hukuk müşâvirliği yazısıyla işlem tesisine gidilmesinde ve bu sûretle aynı Kanun'da öngörülmüş itiraz yolunun kapatılmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı idare; idareye gelen her şikâyet dilekçesiyle birlikte ön inceleme başlatılamayacağını, idarî mercilerin; ancak Cumhuriyet Başsavcılıklarınca kendilerine intikâl ettirilen ve 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca incelenmesi talep edilen hususlar hakkında işlem yaptıklarını, ayrıca; Hukuk Müşâvirliğinin mütâlâası niteliğinde olan dava konusu işlemin; kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliğinde bulunmayıp idarî davaya konu edilemeyeceğini, aksi yönde verilmiş İdare Mahkemesi kararının usûl ve yasalar ile yerleşik içtihatlara aykırılık taşıdığını öne sürmekte ve temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi (a) bendinde; iptal davalarının idarî işlemler hakkında açılabileceği, 14/3-d maddesinde; dilekçelerin, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği, 15/1-a maddesinde de; dava konusu işlemin, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı takdirde davanın reddedileceği öngörülmüştür.

Kesin ve yürütülebilir işlem kavramı; işlemin tamamlanmasına yönelik idarî usûl kuralları uygulanarak yetkili kamu görevlisi veya görevlileri tarafından imzalanıp bu durumuyla uygulamaya konulan ve kendi başına hukukî sonuçlar doğurarak idarenin tek taraflı ve emredici gücüne dayanan işlem anlamına gelmekte olup, yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere; idarî yargı yerinde iptal davası açılabilmesi için, idarî işlemin kesin ve yürütülebilir (icraî) özellik göstermesi zorunluluk arzetmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı'na hitâben müştekî sıfatıyla 19.12.2006 tarihli bir dilekçe verip ".

Tarım İl Müdürlüğü'nde yürütülen teftiş çalışmaları esnâsında bir kısım personelin kollandığını, kendisine ise haksızlık yapıldığını" ifade ederek Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı, Personel Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı'nın görevlerini kötüye kullandıkları iddiasıyla haklarında kanunî işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını istediği, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca;

söz konusu dilekçenin 29.12.2006 tarihinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na iletilmesinin ardından Kurum Hukuk Müşâvirliği tarafından incelendiği ve "anılan üç kişi hakkında yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığının" belirtildiği anlaşılmıştır.

Olayda, dava konusu işlemin; ilgili kamu görevlileri hakkında varılmış kanaati bildiren, görüş mâhiyetinde bir yazı olduğu, kendisine tebliği üzerine davacı tarafından 4483 sayılı Kanun'da öngörülmüş prosedür takip edilmeyip kesin ve yürütülebilir idarî işlem niteliğinde bulunmayan bu yazıya karşı idarî dava açıldığı, İdare Mahkemesi'nce de davanın esastan karara bağlandığı görülmektedir.

Bu durumda; idarî davaya konu edilebilecek nitelikte olmayan işleme karşı açılan davanın 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesine göre incelenmeksizin reddi gerekirken, işin esasına girerek işlemi iptal eden idare Mahkemesi kararında hukukî isâbet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, … İdare Mahkemesi'nce verilen … günlü, E: …, K: … sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1/c fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 29.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 2. Daire, E. 2008/849, K. 2010/255, 29 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2008/849
Karar No
2010/255
Tarih
29 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2008/880 K.2010/9
  • Danıştay 13. Daire E.2008/1419 K.2010/380
  • Danıştay 3. Daire E.2008/3510 K.2010/204
  • Danıştay 10. Daire E.2008/4117 K.2010/247
  • Danıştay 9. Daire E.2008/6145 K.2010/49
  • Danıştay 9. Daire E.2008/6275 K.2010/51

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.