KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2019/3067 E., 2020/3442 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2020
- Esas No
- 2019/3067
- Karar No
- 2020/3442
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Valiliği - …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; Çanakkale İli, … İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde mühendis olarak görev yapan davacı tarafından, ilçe müdürü olarak görev yaptığı dönemde, müdürlük çalışanı olan M.S.'ye 13/12/2011 tarihinden 30/06/2018 tarihine kadar yapılan 444.202,07-TL tutarındaki yersiz ödemenin, bir ay içerisinde ödenmesi istemine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
. İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla.
5018 sayılı Kanunun 71. maddesi uyarınca çıkarılan Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte, kamu zararından doğan alacakların doğrudan kamu görevlisinin maaşından kesinti yapılmak suretiyle istirdat edilebileceğine ilişkin bir tahsil usulüne yer verilmediği, rızaen ve sulhen ödenmeme durumunda genel hükümlere göre hükmen tahsil yoluna gidilmesinin öngörüldüğü, bu itibarla, anılan Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ve davacı tarafından iptali istenen işlemin, hizmet alımına ilişkin (iş akdiyle çalışan personele yapılan) fazla ödemeden kaynaklı olduğu,
anılan Yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca tesis edilen ve kamu zararı olarak nitelendirilen ödemeyi rızaen ve sulh yolu ile ödemeye çağrı niteliğinde bir içeriğe sahip olduğu, ödememe durumunda davalı idarece genel hükümlere göre hükmen tahsil yoluna gidileceğinin anlaşılması ve bu belgeye dayanılarak davacının maaşından re'sen kesinti yapılmamış olması karşısında, dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli (icrai) işlem niteliğinde olmadığı, bu nedenle idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmadığından,
davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; görülmekte olan davada, hizmet alımına ilişkin olarak mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılması nedeniyle oluşan kamu zararının tahsili durumunun söz konusu olmadığı, uyuşmazlık konusu fazla ödemenin herhangi bir yargı kararına gerek duyulmaksızın davacıdan istenebilmesinin mümkün olduğu, dava konusu işlemin, kendisinin hukuki durumunda etki doğuran ve idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem olduğu; öte yandan, dava konusu ödeme talebine esas işlemlerde kendisinin herhangi bir kasıt, ihmal ya da sorumluluğunun bulunmadığı,
görev yaptığı dönemde konu ile ilgili gerekli tüm iş ve işlemleri mevzuata uygun olarak yerine getirdiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, bu nedenle iptali gerektiği ileri sürülmekte ve Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesi'nce; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2019/3067, K. 2020/3442, 19 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama