KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10191 E., 2022/4968 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2022
- Esas No
- 2021/10191
- Karar No
- 2022/4968
- Temyiz eden (davacı)
- ... adına Vasisi ...
- Vekili
- Av...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... K... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde Şube Müdürü 3. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, "Hakkında karar verilen kişi ile iletişim araç sahibinin farklı kişiler olması halinde bu durum talep ve kararda açıkça belirtilir." şeklinde düzenlenen Mevzuat hükmüne uyulmayarak Resmi Kurumları dinlemek suretiyle verileri hukuka aykırı elde etmek fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı kararının (12) no'lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : .... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K... sayılı kararıyla; davacının, ...-... tarihleri arasında ... Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü olarak görev yaptığı, ... tarihinde başlayıp... tarihinde sona erdirilen ve ... sayıya kayden yürütülen ...
Ordusu Terör Örgütü (...) soruşturması kapsamında, davacının görev yaptığı dönemde alınan iletişimin tespiti kararları için yazılan talep yazılarında, hedef şahısların kullandığı telefonların çeşitli resmi kurumlar adına kayıtlı olduğu, bu durumun talep yazılarında belirtilmediği, örneğin ... numaralı telefonu kullanan ...'a ait telefonun ... T.A.Ş. Genel Müdürlük adına kayıtlı olduğu, ancak ...
Nolu Hakimliğinin ... günlü, Teknik Takip Karar No:..., Soruşturma No:... sayılı İletişimin Tespiti kararının, Terörle Mücadele Şube Müdürü olan davacının imzasıyla ... günlü,... sayılı talep yazısında belirtilen ... aidiyet numaralı personelin ... günlü Teknik Büro Amirliğine sunduğu rapora istinaden alındığı, fakat raporda ve talep yazısında telefonun kayıtlı olduğu Resmi Kurumun belirtilmediğinin soruşturma dosyasından anlaşıldığı, Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yolu ile Yapılan İletişimin Denetlenmesi,
Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 7/2 maddesindeki, ''Birinci fıkrada sayılan tedbirler, hakkında tedbir uygulanacak kişinin üzerine kayıtlı veya kullanmakta olduğu iletişim araçlarının tümü hakkında uygulanabilir.
Hakkında karar verilen kişi ile iletişim araç sahibinin farklı kişiler olması halinde bu durum talep ve kararda açıkça belirtilir." hükmüne, davacı ve diğer sorumlular tarafından aykırı davranıldığının açık olduğu, söz konusu mevzuat hükmüne uyulmayarak resmi kurumları dinlemek suretiyle verileri hukuka aykırı olarak elde etmek suçunun sübuta erdiği ve bu sebeple davacının eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/12. maddesi gereğince, meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
öte yandan, davacının eyleminin karşılığı olarak Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü ile daha sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, aynı fiile aynı cezanın öngörülmesi nedeniyle dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmediği; diğer taraftan, davalı idarenin disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığı, davacıya dosya örneğinin verilmemesinin, soruşturmanın tehlikeye düşeceği kanaati ile İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin kısıtlama kararına dayandığı,
davacının savunma yapabilmesi için davalı idare tarafından gerekli sürenin verilerek tebligatlarının yapılmış olduğu görüldüğünden, davacının aksi yöndeki beyanına itibar edilmediği gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; ... İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; disiplin cezasına konu fiil ile bu fiile uygulanan cezanın örtüşmediği, Kurumların hangi görüşmelerinin dinlenildiğinin ortaya konulmadığı, tüm iş ve işlemlerin Cumhuriyet Savcılığının talimatı ve Mahkeme kararları doğrultusunda yerine getirildiği, ileri sürülen argümanların Mahkemece dikkate alınmadığı, etkili bir soruşturma yapılmadığı, savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı, isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının gözönünde bulundurulmadığı, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı,
bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi .... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/10191, K. 2022/4968, 11 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama