KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10299 E., 2024/3989 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Esas No
- 2021/10299
- Karar No
- 2024/3989
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava Konusu İstem
Davacı, ... Emniyet Müdürlüğünde Koordinasyon ve Hareket Şube Müdürü olarak görev yapmakta iken, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 11. maddesinde yer alan; "Amirin izni olmaksızın görev yerinden ayrılmak" hükmü uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Kararının iptali istemiyle dava açmıştır
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasındaki tüm bilgi, belgeler ile soruşturma raporu ve alınan ifadeler, tutanaklar, fotoğraflar ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; ... sınıf Emniyet Müdürü olan davacının ... Müdürü olarak görevli olduğu 06/11/2018 tarihinde mesai saatleri içerisinde şubesinden sorumlu il emniyet müdür yardımcısına bilgi vermeden ve izin almaksızın ...
Adliyesinde "usulsüz dinleme" soruşturması kapsamında gözaltına alınan emniyet görevlilerinin sorgulanması sırasında adliyede görevli olmadığı halde adliyenin bahçesinde uzun süre kaldığı, ayrıca adliyenin X-ray girişinde bulunan kameranın 06/11/2015 tarihli 09.00-23.00 saatleri arasındaki kayıtlarına ilişkin dosya içerisindeki kamera görüntülerinden davacının saat 19:01, 19:19 ve 20:23'te sivil kıyafetli olarak adliyeye yalnız giriş yaptığının görüldüğü,
emniyet teşkilatında stratejik bir görevde yönetici pozisyonunda rütbeli personel olan davacının bu davranışının, mesleğinin itibarına zarar verdiği gibi, görevi başında olması gereken mesai saatlerinde sorumlu olduğu şubesi ile ilgili ani gelişebilecek olaylara müdahale edebilecek konumda olamayacağı, personeline sevk ve yönlendirme yapamayacağı ve hizmetin aksamasına neden olacağı, dolayısıyla devletin ve kamunun zarara uğrayacağı açık olduğundan, davacının üzerine atılı Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 11. maddesi uyarınca,
"uzun süreli ve görevi aksatacak şekilde amirin izni olmaksızın görev yerinden ayrılmak" fiilinin sübuta erdiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlıkta, soruşturma dosyasında yer alan ifadeler ile kamera kayıtlarının birlikte değerlendirilmesinden, davacının olay günü mesai saatinin başlangıcı olan saat 13:00 gibi adliye bahçesine geldiği, bir süre görevli müdürlerle birlikte bahçede bulunduğu, kamera kayıtlarında da aynı gün saat 19:01, 19:19 ve 20:23'te sivil kıyafetle adliyeye girdiğinin görüldüğü, dolayısıyla Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 11. maddesi uyarınca amirinin izni olmaksızın görev yerini terk etmek fiilinin sübuta erdiği; bu fiilin cezasının ise 24 ay uzun süreli durdurma cezası olduğu;
ancak anılan maddede, ayrılmanın uzun süreli ya da görevi aksatacak biçimde olması ya da Devleti ya da kişileri zarara uğratması halinde durumun niteliğine, ağırlığına ya da zararın derecesine göre, meslekten çıkarma cezasının da uygulanabileceğinin belirtilmesi nedeniyle davacıya meslekten çıkarma cezası verilmiş ise de; gerek soruşturma raporunda gerekse dava konusu işlemde davacının amirinin izni olmadan görev yerini terk etmesi nedeniyle oluşan ağırlaştırıcı sebeplerin somut olarak ortaya konulamadığının görüldüğü;
sonuç itibarıyla amirinin izni olmaksızın görev yerini terk etmek fiili sübuta eren davacının bu fiil nedeniyle 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekirken, görev yerini terk etmesi nedeniyle oluşan ağırlaştırıcı sebepler somut olarak ortaya konulmadan, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/10299, K. 2024/3989, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama