İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2021/10951 K.2023/3943

Dava. Ankara ili, Yenimahalle ilçesi,. Mahallesi,. Yanı, No:… adresinde davacı şirket tarafından işletilen işletmeye ait "içkili ve müzikli lokanta" faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilerek işletmenin faaliyetten men edilmesine…

Esas2021/10951Karar2023/3943Tarih5 Temmuz 2023Okuma10 dk · 1.920 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10951 E., 2023/3943 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
5 Temmuz 2023
Esas No
2021/10951
Karar No
2023/3943
Karşılıklı temyiz isteminde bulunanlar
—
1- (davacı)
… Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Vekili
Av. …
2- (davalı)
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.920 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

Dava Konusu İstem

Dava. Ankara ili, Yenimahalle ilçesi,. Mahallesi,. Yanı, No:… adresinde davacı şirket tarafından işletilen işletmeye ait "içkili ve müzikli lokanta" faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilerek işletmenin faaliyetten men edilmesine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın … günlü, … sayılı işleminin;.

İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, ilgili işletmenin tasarrufunun, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne geçmediği bu nedenle de dava konusu alanda ruhsat iptaline yönelik işlem tesis edemeyeceğinden bahisle iptaline karar verildiğinden; idarenin ruhsat iptaline yönelik hukuka aykırı işlemi nedeniyle, işyerinin mühürlendiği 16/03/2013 tarihinden, tahliye adı altında işletmenin yıkıldığı 27/01/2014 tarihine değin kapalı kaldığı dönemde uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle 1.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...

İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı şirketin, maddi kaybının tespiti için 14/07/2015 günlü ara kararı ile davacıdan işyerinin 16/03/2013 tarihinde mühürlenmesinden tahliye işleminin gerçekleştiği 27/01/2014 dönemi öncesine ait vergi beyannamelerinin bir örneğinin gönderilmesinin istenildiği, yapılan ara karar sonucunda gönderilen davacı şirketin katma değer vergisi beyannameleri, gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi ve gelir geçici vergi beyannamelerinin ve diğer mali tablolarının incelenmesinden; davacının maddi zararının bulunduğu sonucuna varılarak.

1.000,00 TL maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesi ve manevi tazminat istemi yönünden ise, manevi zararın tazminine hükmedilirken ilgililerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak olay nedeniyle duyduğu elemin ve ıstırabın kısmen giderilmesini ifade edecek, idarenin hukuka aykırılığının ağırlığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın benimsenmesi gerektiği gerekçesiyle 100.000,00 TL manevi tazminat isteminin, takdiren 15.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile fazlaya ilişkin 85.000,00 TL'lik manevi tazminat istemi yönünden dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı tarafından, Mahkemece eksik incelemeyle karar verildiği; gerçek zararlarını önceden bilmelerinin mümkün olmadığı, zararın tespiti uzmanlık gerektiren bir konu olduğundan, dava dilekçelerinde açık şekilde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettikleri ve rapora göre tazminat miktarını ıslah edeceklerini belirttikleri, buna karşın, bilirkişi incelemesi yapılmaması ve taraflarına ıslah şansı verilmemesinin hukuka aykırı olduğu,

ayrıca Mahkemece 1.000,00 TL maddi zarara uğradıklarının kabul edilmesine karşın, nasıl bir hesaplama yöntemi kullanıldığı ve nelerin zarar kalemi olarak kabul edildiği yolunda bir belirlemeye yer verilmemiş olmasının hukuka ve gerekçe hakkına aykırı olduğu; aynı yönde manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmının da 50 yıllık geçmişe ve ciddi bir ticari itibara sahip olmaları karşısında yetersiz olduğu ileri sürülerek, Mahkeme kararının maddi tazminatın kabulü ile manevi tazminatın kısmen reddine ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

Davalı idare tarafından ise, işyerinin kapatılmasına ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olduğu; davacının, basiretli bir tacir gibi davranmamasından kaynaklanan zararlarını, eldeki dava yoluyla istemesinin Türk Medeni Kanunu'nun iyiniyet hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülerek, Mahkeme kararının kabule ilişkin kısımlarının hukuka aykırı olduğu ve temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir.

TARAFLARIN CEVABI

Davacı tarafça, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savulmuş olup, davalı tarafça cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararı uyarınca Danıştay Onuncu Dairesine; Danıştay Onuncu Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Ankara ili, Yenimahalle ilçesi,. Mahallesi,. Yanı No:… adresinde davacı şirket tarafından işletilen işletmeye ait "içkili ve müzikli lokanta" faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilerek işletmenin faaliyetten men edilmesine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın … günlü, … sayılı işleminin; ...

İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, ilgili işletmenin tasarrufunun, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne geçmediği bu nedenle de dava konusu alanda ruhsat iptaline yönelik işlem tesis edemeyeceğinden bahisle iptaline karar verildiğinden; idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle, işyerinin mühürlendiği 16/03/2013 tarihinden, tahliye adı altında işletmenin yıkıldığı 27/01/2014 tarihine değin kapalı kaldığı dönemde uğranıldığı ileri sürülen zararlarına karşılık ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle 1.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; '"İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmış.

12. maddesinde, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla, doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabileceği.

16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 günlü, 28633 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen 2. cümlesinde, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin, nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliği edileceği.

6459 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile eklenen, Geçici 7. maddesinde ise, Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasına eklenen hükmün, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan tüm davalarda uygulanacağı.

31. maddesinde ise, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri hususlarında, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'u hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olmakla birlikte, atıfta bulunulan Kanun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılarak, 447. maddesinin 2. fıkrasında, mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüş. 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği.

281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılması belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise, bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. İdare üstlendiği kamu hizmetini gereği gibi yerine getirmekle yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi nedeniyle verilen zararların hizmet kusuru ilkesi gereği tazmini gerekmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

Prensip olarak, idarenin bir eylem ya da işleminden dolayı tazminatla yükümlü kılınabilmesi için o olayda hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunması zorunludur. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek içinse, bir zararın mevcut olması ve bu zararın idari bir işlem veya eylemden kaynaklanması, diğer bir ifadeyle, oluşan zararla idari işlem ve eylem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir.

İdarenin hukuki sorumluluğunun varlığı ve kapsamı, yukarıda aktarılan unsurlar dahilinde oluşmakla birlikte; zararın varlığı ve niceliğinin ortaya konulmasında; maddi olayın tüm unsurlarıyla incelenmesi ve tazmin sorumluluğu açısından bir tespitin yapılması da yargının görevidir.

Mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kuralı karşısında; alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi verilen rapor dikkate alınmadan uyuşmazlığın çözümüne engel bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.

I. Temyiz istemine konu mahkeme kararının, manevi tazminat talebine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan; temyize konu mahkeme kararında, gerçek kişilerin manevi zararlarına yönelik açıklamalara yer verilmesi yerinde bulunmamakla birlikte, tüzel kişilerin kişilik haklarını, saygınlık, ticari itibar, sosyal ilişkiler bakımından sahip olunan değerler ile diğer kurumlar nezdindeki algılanış, mesleki çevrelerdeki konum, güvenilirlik gibi değerlerin oluşturduğu, tüzel kişiliğin saygınlığını yitirmesine,

itibar kaybına uğramasına veya amaçlarını gerçekleştirmek bakımından zor duruma düşürülmesine yol açan hukuka aykırı tasarrufların, manevi zarara yol açtığı kabul edilerek bu tür zararların tazmininin gerektiği ve tüzel kişiler lehine manevi tazminata hükmedilirken piyasadaki konumları ve ekonomik durumları dikkate alınarak,

olay nedeniyle piyasadaki konumlarının ve ticari itibarlarının sarsılması ile orantıyı ifade edecek, işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesi gerektiği göz önüne alındığında, belirtilen gerekçeyle, hükmedilen manevi tazminata ilişkin hüküm fıkrasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

II. Temyiz istemine konu mahkeme kararının, maddi tazminat talebine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:

Davacı tarafından, 28/03/2014 günü evrak kaydına giren dilekçe ile, işyerinin, hukuka aykırı surette kapalı kaldığı, 16/03/2013 mühürleme tarihinden, tahliye edildikleri 27/01/2014 tarihine kadar geçen sürede madden zarara uğradıkları belirtilerek, yoksun kaldıkları kar ve ödemek zorunda kaldıkları tutarlara ilişkin bir kısım bilgi ve belgenin sunulduğu ve zararlarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının istenildiği, bilirkişi raporuna göre tazminat miktarını, arttıracaklarını beyanla, ıslah (miktar arttırımı) ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttukları; Mahkemenin ara kararı üzerine de mahrum kalınan kara yönelik olarak, aktif çalışılan döneme ilişkin vergi beyannamelerinin birer örneğinin sunulduğu görülmüştür.

Davacı şirketin; işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin, işyerinin mühürlenmesine ve tahliyesine dayanak teşkil eden işlemlerin, yargı kararlarıyla hukuka aykırı olduğunun ortaya konulmuş olması karşısında; davacının zararının, hizmet kusuru esasına dayalı olarak, idarece tazmin edilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, Mahkemece; davacının, zarar kalemi olarak ileri sürdüğü hususlara ilişkin, mahrum kalınan karın ve zarar kalemlerinin, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi, bilirkişi raporunun taraflara tebliği ile davacının miktar arttırımına yönelik yasal haklarını kullanmasına olanak verilmesi gerekirken, dava dilekçesinde sembolik olarak işaret edilen miktarda maddi zararın oluştuğundan bahisle 1.000,00 TL maddi tazminat isteminin kabulü yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. TARAFLARIN MANEVİ TAZMİNATA YÖNELİK TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,

2. ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının, manevi tazminat istemine ilişkin kısmının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,

3. TARAFLARIN MADDİ TAZMİNATA YÖNELİK TEMYİZ İSTEMLERİNİN KISMEN KABULÜNE,

4. ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının, maddi tazminat istemine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

5. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,

6. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/07/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/10951, K. 2023/3943, 5 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Konusu İstem
  4. Temyiz Edenlerin İddiaları
  5. Tarafların Cevabı
  6. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2021/10951
Karar No
2023/3943
Tarih
5 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2021/10955 K.2023/6496
  • Danıştay 6. Daire E.2021/11044 K.2023/6573
  • Danıştay 2. Daire E.2021/11066 K.2023/3882
  • Danıştay 6. Daire E.2021/11075 K.2023/6534
  • Danıştay 6. Daire E.2021/11089 K.2023/6535
  • Danıştay 2. Daire E.2021/11115 K.2023/3927

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.