KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17941 E., 2022/1093 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Mart 2022
- Esas No
- 2021/17941
- Karar No
- 2022/1093
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.247 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Dava konusu istem: Dava; Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı … Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının, ... Dairesi Başkanlığına Şube Müdürü olarak atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti :. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; olayda, davacının davalı idare bünyesinde şube müdürü olarak görev yapmakta iken 29/03/2017 tarihinde re'sen sınavsız olarak idarenin takdir yetkisi kapsamında.
Dairesi Başkanı olarak atandığı, idare hukukunun önemli ilkelerinden birisi olan yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul koşullarının aynı işlemin geri alınması ve kaldırılması işlemlerinin yapılmasında da aynen uygulanabileceği, daire başkanlığı kadrosunun da üst düzey kadro olduğunun kabulüyle, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan,
bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları;
ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulü gerektiği, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, takdir yetkisi kapsamında davacının daire başkanlığı görevinden alınarak şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti :. Bölge İdare Mahkemesi. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararında; üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları;
ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulü gerektiği, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı,
daire başkanlığı kadrosunun, görevde yükselme, sınav, mülakat gibi seçici nitelikte belirli kriterler aranmadan atama yapılabilecek bir kadro olduğu hususları ile dava konusu işlemin, davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturmasının sağlıklı bir şekilde yürütülmesi amacıyla ve bulunduğu yerde görevini gereği gibi yapamayacağı gerekçesiyle tesis edildiği dikkate alındığında davacının daire başkanlığı görevinden bu kadro görevi öncesinde bulunduğu şube müdürlüğü kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine yer verilerek,
istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu belirtilmiş ve istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; başarılı bir çalışma geçmişinin bulunduğu, dava konusu işlemin "hizmet gereği" olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesine istinaden tesis edildiği halde, temyize konu istinaf kararında hakkında başlatılan disiplin soruşturmasının sağlıklı bir şekilde yürütülmesi amacıyla ve bulunduğu yerde görevini gereği gibi yapamayacağı gerekçesiyle tesis edildiğinin belirtildiği, görevden almanın soruşturma ile hiçbir ilgisinin bulunmadığının atama onayından net bir şekilde anlaşıldığı, ayrıca soruşturma sonucunda herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı ve cezai bir işleme gerek olmadığına karar verildiği,
görevden almanın gerekçesi açılan soruşturma olsa bile soruşturma tamamlandıktan sonra herhangi bir ihmal veya suç olmadığına idare tarafından karar verildikten sonra görevine iade edilmesinin gerektiği; işlemin hukuka aykırı olduğu, emsal nitelikte olan yargı kararları dikkate alınmadan karar verildiği, özlük ve parasal hak kaybına uğradığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 15/12/2000 tarihinde ... ili,... İlçe Tarım Müdürlüğünde veteriner sağlık teknikeri olarak kamu görevine başladığı, 23/09/2004 tarihinde ... Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü emrine memur olarak atandığı, bu arada Karadeniz Teknik Üniversitesinden mezun olduğu, 04/10/2004 tarihinde unvan değişikliği ile mühendis kadrosuna geçen davacının bu görevine 30/07/2005 - 21/05/2007 tarihleri arasında ...
İl Özel İdaresi, 04/06/2007 - 14/11/2013 tarihleri arasında ... İl Özel İdaresi bünyesinde devam ettiği, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavında başarılı olan davacının 14/11/2013 tarihinden 30/03/2014 tarihine kadar yatırım ve inşaat müdürü kadrosunda görev yaptığı, 31/03/2014 tarihinde 6360 sayılı Kanun gereği devren geçtiği ...
Büyükşehir Belediye Başkanlığında 31/03/2014 - 30/07/2016 tarihlerinde şube müdürü olarak görev yaptıktan sonra 29/03/2017 tarihinde fen işleri daire başkanı olarak atandığı, dava konusu olan … günlü, … sayılı işlem ile, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi uyarınca …Dairesi Başkanlığı emrine şube müdürü olarak atanması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan; 13/03/2019 tarihli olur ile davacının görev ve yetkisinde bulunan … Caddesi yayalaştırma ve cephe iyileştirme yapım işi şartnamesi dahilinde taahhüt edilen sürede bitirilmesine rağmen hakedişlerin yapılmayarak ilgili firmanın zarara uğratıldığı ve söz konusu yapım işi çerçevesinde bazı usulsüzlüklerin yapıldığı iddiası ile davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde; disiplin, idari ve mali yönden herhangi bir işlem tayinine gerek bulunmadığı netice ve kanaatine varıldığı ve bu durumun 03/10/2019 tarihli yazıyla davacıya bildirildiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 18. maddesinde; "Büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır: ...i) Belediye personelini atamak, belediye ve bağlı kuruluşlarını denetlemek." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile davalı idareye, personelini atama konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Atama işlemi, kamu hizmetinin rasyonel ve verimli bir biçimde görülmesi için tesis edilmesi gereken bir tasarruf olduğundan, bunun, hizmetin en iyi şekilde yerine getirilmesi ve kamu görevlisinin en yararlı olabileceği yer ve görevde çalıştırılması maksatlarıyla yapılması, nihayet kamu yararının sağlanması amacına dayalı bulunması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacının geçmiş hizmetlerinin, davalı idare bünyesinde görev yaptığı …Dairesi Başkanlığı görevi ile uyumlu olduğu, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili olarak herhangi bir disiplin cezası almadığı, görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin davalı idarece sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak daire başkanlığı görevinden alınarak şube müdürü olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/17941, K. 2022/1093, 8 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama