KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17979 E., 2022/904 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Mart 2022
- Esas No
- 2021/17979
- Karar No
- 2022/904
- Temyiz eden (davalı)
- ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...günlü, E:..., K:...sayılı kararının; dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; ... Büyükşehir Belediye Başkanlığında Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin 20/06/2019 günlü, 9630 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
....
İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla; davalı idare bünyesinde Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının şube müdürü görevine naklen atanmasında aylık müktesebinin gözetildiği; belediyelerin yönetimi konusunda belediye başkanlarına verilen görev, yetki ve sorumluluklar göz önüne alındığında, kendilerine çok yakın, gerektiğinde onun yetkilerini devralan ve onun adına hareket eden daire başkanlıklarına atama konusunda 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 657 sayılı Devlet Kanunu ile davalı idareye tanınan takdir yetkisinin geniş yorumlanması gerektiği;
kamu hizmetinin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla takdir yetkisi çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davacının, görevinde yetersizliği/başarısızlığı veya kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından, görevinden alınmasını gerektirecek nitelikte hukuken geçerli başka bir neden ortaya konulmaksızın, salt takdir yetkisi kullanılarak tesis edilen dava konusu işlemde ve davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf talebine konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hizmet gerekleri ve kamu yararı doğrultusunda tesis edildiği; objektif, ölçülebilir bir yarışma sınavıyla değilde, idarenin keyfi kararıyla daire başkanı olarak atanan kişinin aynı usulle görevinden alınmasının caiz olduğu; yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği; idarenin yönetici kadrolara atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma zorunluğunun bulunmadığı; dava konusu işlemde yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Davacı tarafından; görevini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda başarılı bir şekilde yürüttüğü, herhangi bir yetersizliğinin ve başarısızlığının bulunmadığı; dava konusu işlemin keyfi, haksız ve hukuka aykırı olduğu; davalı idarenin temyiz dilekçesinde belirtilen temyiz sebeplerinin de haksız ve hukuki mesnetten yoksun bulunduğu yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/17979, K. 2022/904, 1 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama