KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1885 E., 2021/3623 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2021
- Esas No
- 2021/1885
- Karar No
- 2021/3623
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Düzce İl Emniyet Müdürlüğünde başkomiser rütbesinde görev yapan davacının, 2013 yılı - Mayıs döneminde emniyet amirliği rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
Danıştay Onaltıncı Dairesinin 19/04/2016 günlü, E:2015/10074, K:2016/2715 sayılı bozma kararına uyularak. İdare Mahkemesince verilen temyize konu karar ile.
Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından,
davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı,
Öte yandan, hukuka aykırılığı sabit olan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı ve uğradığı maddi hak kayıplarının ve zararının da, idarece hesaplanarak yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin açık olduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem sebebiyle mahrum kaldığı maddi hak kayıplarının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunca, liyakat koşullarını belirlemedeki takdir yetkisi ve rütbe terfilerinde dikkate alınacak diğer hususlar ile mahkeme emsal kararları göz önünde bulundurularak 2013 yılında (828) başkomiserin terfi durumunun değerlendirilmesi sonucu davacının da içinde bulunduğu (113) personelin terfi ettirilmemesinin uygun görüldüğü, bu kapsamda, davacının kıdem süresi, kıdeme müessir adli ve idari cezaları, performans puanları, taltif ve takdir sayıları dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Davacı tarafından; temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelik taşımadığı, bu bağlamda, temyiz talebinin reddinin gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/1885, K. 2021/3623, 21 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama