İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2021/2085 K.2025/426

2- ... Genel Müdürlüğü

Esas2021/2085Karar2025/426Tarih13 Şubat 2025Okuma7 dk · 1.440 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2085 E., 2025/426 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
13 Şubat 2025
Esas No
2021/2085
Karar No
2025/426
Temyiz eden (davacı)
...
Karşı taraf (davalılar)
1- ... Bakanlığı
Vekili
I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.440 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

2- ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ

Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU

... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava Konusu İstem: Dava; Adana ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma cezası" ile tecziye edilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; davacı hakkında tutulan 19/03/2014 tarihli tutanağın ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirildiği; davacının mesai arkadaşları ile seçim döneminde alınacak güvenlik tedbirlerine ilişkin yaptığı toplantıda, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı'nı kastederek "ağzından salyalar akıyordu" ifadesini kullandığının sabit olduğu, davacının eylemine uyan disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, tanık dinletme hakkı kullandırılmadan sadece disiplin soruşturma raporundaki iddia ve tespitlerle disiplin cezası verildiği, dava dosyasında bulunan ifadelerin çelişkili olduğu, tek bir kişi tarafından kurgulandığı açık olan beyanlar dışında herhangi bir aleyhe delil olmadığı, lehine delillerin toplanmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, İdare Mahkemesi kararının Danıştay içtihatlarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI

İstemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, tekemmül eden dosyada davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında 19.03.2014 tarihinde tanzim edilen tutanakta, davacının 20 gündür değişik tarihlerde polis merkezi amirliğindeki personelle yapmış olduğu toplantılarda mevcut hükümetin aleyhinde konuşmalar yaptığı, "seçimlerde hükümete oy vermeyin, seçimlerde MHP'yi destekleyin, seçimlerde bunlar günlerini görecekler.

Hükümet bu müdürleri haksız yere görevlerinden alarak başka yerlere sürdü" dediği, anılan tarihte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin Başbakanının Şanlıurfa İlindeki konuşmasında "ağzından salyalar akıyordu" şeklinde beyanlarda bulunduğu ve siyasi propaganda yaptığının belirtildiği, bunun üzerine davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı disiplin soruşturması raporu ile davacının polis merkezi koridorunda toplantı yaptığı, bir gün öncesinde Turizm Bakanı'nın önceden planlanmadan ilçeye seçim bürosu açmaya geldiği, güvenlik tedbiri için istirahatli olan personeli telefonla göreve çağırdığı,

personelin izinsiz ilçeden ayrılmaması ve telefonlarının sürekli açık olmasını istediği sırada dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı kastederek "Şanlıurfa mitinginde alınan güvenlik tedbirlerini beğenmediğinden emniyet müdürünü azarlıyorken ağzından salyalar akıyordu, ben güvenlik tedbiri yüzünden azarlanmak istemiyorum" dediği hususlarının tespit edildiğinden bahisle İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi gereğince Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 124. maddesinin 2. fıkrasında.

"Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir." kuralına yer verilmiş, 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde.

"Devlet memurluğundan çıkarma. "Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır." şeklinde tanımlanmış, aynı maddenin (g) alt bendinde; "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve yasanın hangi tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması ve tesis edilen işlemde disiplin cezasının yasal dayanağının belirtilmesi zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.

İdarenin, kamu görevlileri hakkında disiplin cezasını tayin ve takdir ederken, suç ve ceza arasındaki hassas dengeyi gözetmesi gerekmektedir. Disiplin cezası vermeye yetkili olan organlar, mevzuata bağlı kalmakla birlikte, evrensel hukuk normlarından olan ölçülülük ilkesini de göz önünde bulundurmalıdır. Disiplin cezasına konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil dengeyi ifade eden ölçülülük ilkesinin alt ilkelerini ise elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri oluşturmaktadır.

“Elverişlilik ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını; “zorunluluk ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını; “orantılılık ilkesi” ise, öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade etmektedir.

Bununla birlikte; davacının Devlet memuru sıfatına, vakarına ve bulunduğu görevin hassasiyetine uygun hareket tarzı içinde değerlendirilmesi mümkün olmayan fiillerinin de cezasız bırakılmaması gerekmektedir.

Öte yandan, davacının disiplin cezasına konu eylemi nedeniyle “hakaret” suçundan yapılan ceza yargılaması sonucu ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla davacının "hakaret" suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-3-a maddesi uyarınca sonuçta 6.080,00 TL adli para cezasıyla cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 30/05/2017 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.

Disiplin soruşturması ve ceza kovuşturmasındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının eylemi ve bu eylem kapsamında görülen hakaret suçu sabit olup, uyuşmazlıkta bu eylemin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.

657 sayılı Kanun'un 48/A-5 maddesinde, Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartlar arasında; “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak” şartı sayılmıştır.

Anılan Kanun'un 125/E-g maddesinde Devlet memurluğundan çıkarma cezası için aranılan ölçüt; memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı hareketlerde bulunmaktır.

Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksızlığı, söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmaması ve normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanılan “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı hareketler” kavramının kapsamı değerlendirilirken, Kanun'un 48. maddesinde memuriyete engel nitelikte görülen mahkumiyete konu suçlarla sınırlı olmayacağı,

Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla korunmak istenen hukuki yararın memuriyet sıfatının itibar güven ve saygınlığı olduğu hususunun ve eylemin daha hafif disiplin cezalarıyla tecziyeyi öngören diğer eylemlere oranla, kişinin bir daha atanmamak üzere Devlet memurluğundan çıkarılmasını gerektiren ağırlıkta değerlendirilmesi zorunluluğunun göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Bu durumda, davacının eyleminin hakaret niteliğinde olması, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinde Devlet memurluğuna engel görülen suçlara benzer ağırlık ve nitelikte olmaması ve 125/E-g maddesinde yer alan "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilli kapsamında da bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, anılan fiilin kanunilik ve tipiklik ilkesi uyarınca Yasada belirlenen suç tanımına uymadığından, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun uygulanması suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Diğer yandan, davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği ve ölçülülük ilkesi dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden, kullanılmayan 48,10-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,

4. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/2085, K. 2025/426, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. İstemin Konusu
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenin İddiaları
  7. Karşı Tarafın Cevabı
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2021/2085
Karar No
2025/426
Tarih
13 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2021/2100 K.2025/564
  • Danıştay 6. Daire E.2021/2144 K.2025/393
  • Danıştay 6. Daire E.2021/2145 K.2025/333
  • Danıştay 6. Daire E.2021/2147 K.2025/661
  • Danıştay 10. Daire E.2021/2147 K.2025/1037
  • Danıştay 6. Daire E.2021/2151 K.2025/410

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.