KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2575 E., 2024/477 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2024
- Esas No
- 2021/2575
- Karar No
- 2024/477
- Karşılıklı temyiz isteminde bulunanlar
- —
- Davalı
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Davacı
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Derince İlçe Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan davacı, 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına; ancak yükselebileceği derecenin son kademesinde olduğundan aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin Kocaeli İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla.
Danıştay Beşinci Dairesinin 13/11/2017 günlü, E:2016/19323, K:2017/22784 sayılı bozma kararına uyularak; davacının korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu sanık ya da suçluların, uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak fiili sabit ise de; eylem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/D maddesinde; "korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak" fiilinin 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayıldığı,
sonraki düzenleme olan 682 sayılı KHK'nin 8. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde aynı fiile daha hafif ceza olan 20 ay uzun süreli durdurma cezasının öngörüldüğü dikkate alındığında, anılan Kanun Hükmünde Kararname ile lehe bir düzenlemenin getirildiği görüldüğünden ve lehe olan hükmün uygulanması ilkesi gereği "20 ay uzun süreli durdurma" cezası tayin edilerek, bu temel ceza üzerinden 682 sayılı KHK'nin 7. maddesi gereğince işlem tesisi gerektiğinden, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idarenin iddiaları: Davalı İdare tarafından; lehe olan kanunun uygulanması ilkesinin idare hukukunda geçerli olduğuna dair mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle idari işlemin tesis edildiği tarihteki hükmün uygulanmasının hukuka aykırılık teşkil etmediği ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
Davacının İddiaları: Davacı tarafından; hakkında lehe olan yasa maddeleri uygulanmadan tesis edilen idari işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, lehe kanun dolayısıyla idari işlemin usulden iptalinde hukuka uyarlık bulunmadığı, vekil ile temsil edildiği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN CEVABI
Davacının Cevabı: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Davalı İdarenin Cevabı: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/2575, K. 2024/477, 30 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama