KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/260 E., 2022/4795 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2022
- Esas No
- 2021/260
- Karar No
- 2022/4795
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Turizm Yatırımları Anonim Şirketi
- Vekili
- Av…
- İstemin konusu
- …. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; … ili, … ilçesi, …, … mevkiinde bulunan … pafta, … parsel sayılı ve tamamı hazineye ait 1.169,00 m² yüzölçümlü taşınmazın tamamı üzerinde davacı şirket tarafından yat limanı yapılmak suretiyle fuzulen işgalinden dolayı 95.596,00 TL ecrimisil tahahhuk ettirilmesine ilişkin olarak düzenlenen … günlü ve .. sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
Danıştay Onuncu Dairesinin 22/05/2017 günlü, E:2016/6242, K:2017/2525 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ....
İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dosyadaki bilgi-belge ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; … ili, … ilçesi, …, … mevkiinde bulunan … pafta, …. parsel sayılı ve tamamı hazineye ait 1.169,00 m² yüzölçümlü taşınmazın tamamının 28/11/2008-22/07/2011 tarihleri arasında yat limanı yapılmak suretiyle davacı şirket tarafından işgal edildiği ve aynı alana ilişkin nizasız ödenmekte olan irtifak hakkı bedellerinin emsal alınması suretiyle Mahkemelerinin E:2020/32 sayılı dosyasında bilirkişi heyetince dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu alan için yapılan birim m² bedellerinin dava konusu işgal alanı için hesaplanması
sonucunda 28/11/2008-31/12/2008 tarihleri arasındaki fuzuli işgali için [(1,62 TL/m² x 1.169,00 m²) x 32/365 gün] 166,01 TL, 01/01/2009-31/12/2009 tarihleri arasındaki fuzuli işgali için (1,66 TL/m² x 1.169,00 m²) 1.940,54 TL, 01/01/2010-31/12/2010 tarihleri arasındaki fuzuli işgali için (1,79 TL/m² x 1.169,00 m²) 2.092,51 TL ve 01/01/2011-22/07/2011 tarihleri arasındaki fuzuli işgali için [(1,97 TL/m² x 1.169,00 m²) x 203/365 gün] 1.280,81 TL olmak üzere 28/11/2008-22/07/2011 tarihleri arasındaki fuzulen işgalin karşılığı ecrimisil bedelinin toplam 5.479,87 TL olarak belirlenmesi karşısında;
dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 90.116,13 TL'lik kısmında hukuka uygunluk, 5.479,87 TL'lik kısmında ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle 5.479,87 TL'lik kısmı bakımından davanın reddine, 90.116,13 TL'lik kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının yeterince değerlendirilmediği, irtifak hakkı bedelinin emsal olarak alınmasının mevzuata uygun olmadığı, ecrimisil bedelinin rayiçlerin altında belirlenmesinin idareye ait taşınmazların işgallerini artıracağı ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Mahkeme kararının işlemin iptaline yönelik kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının iptale yönelik kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/260, K. 2022/4795, 5 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama