KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/3012 E., 2021/3422 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2021
- Esas No
- 2021/3012
- Karar No
- 2021/3422
- Temyiz eden (davalı)
- … Müdürlüğü - …
- Vekili
- …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Polis Akademisi Başkanlığında 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacı, bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin 2012 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ve bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kararı Danıştay Onikinci Dairesinin 05/03/2014 günlü, E:2013/4627, K:2014/1266 sayılı kararı ile bozulmuştur. Anılan bozma kararı üzerine … İdare Mahkemesinin … günlü, … Esas, … sayılı kararıyla bozma kararına uyularak davanın reddine hükmedilmiştir; bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 06/03/2019 günlü, 2016/21027 Esas, 2019/1769 sayılı kararıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...
İdare Mahkemesinin bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararıyla; dava dosyasında yer alan Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında ve dava dosyasına ibraz edilen savunma dilekçesinde yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda;
davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 2012 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından, Yönetmelik'in Tanımlar başlıklı 4. maddesinde yer alan liyakat tanımında belirtilen hususlar ve idarenin bir üst rütbeye terfilerde takdir yetkisinin bulunduğuna ilişkin emsal Danıştay kararları doğrultusunda, davacının durumunun değerlendirildiği, anılan mevzuat hükümleri ve emsal kararlar çerçevesinde kamu yararı ve hizmet gerekleri de gözönünde bulundurularak "terfi etmez" kararının verildiği, sonuç itibarıyla dava işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararı uyarınca doğrudan Dairemiz esasına kaydedilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/3012, K. 2021/3422, 14 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama