KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/3188 E., 2021/3215 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2021
- Esas No
- 2021/3188
- Karar No
- 2021/3215
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü, … Polis Merkezi Amirliği emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin 2014 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş farklarının davacıya ödenmesine karar verilmiş olup; anılan iptal-kabul kararı, Danıştay Beşinci Dairesinin 21/02/2019 günlü, E:2016/27912, K:2019/1497 sayılı kararıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uyulmak suretiyle verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 2014 yılında 900 personel komiser yardımcısı rütbesinden komiser rütbesine terfi değerlendirmesine alınmış olup, 749'unun komiserliğe terfi ettirilmesine karar verilmiştir. Değerlendirmeye alınan personel içerisinde 734. sırada yer alan davacının, 2012 ve 2013 yılları performans notları "çok iyi" düzeyde olup, 19 adet başarı belgesi/ödülü bulunmaktadır.
Öte yandan, davacının Terörle Mücadele Daire Başkanlığı emrinde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde, Z Şube Müdürü tarafından, incelemesi yapılan HTS, MASAK ve istatistik dökümleri ile ilgili listeler bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, davacıya "listeleri kim hazırladı ise imza altına alarak rapor haline getirmesi" yolunda verilen sözlü emri kanuna aykırı gördüğü ve yazılı emir isteyerek gün sonuna kadar yerine getirmediği, sonrasında yazılı emir alması üzerine listeleri paraflı olarak teslim ettiği hususunda 25/04/2014 tarihli raporun düzenlenmesi üzerine davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılmış ve dava konusu Merkez Değerlendirme Kurulu karar tarihi itibarıyla devam ettiğinden söz konusu soruşturma, davacının terfi ettirilmemesine gerekçe olarak gösterilmiştir.
Davalı idare tarafından, davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine gerekçe olarak gösterilen söz konusu disiplin soruşturması sonucunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile; "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1. maddesi uyarınca davacının "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, "... eksik soruşturmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık görülmediği..." gerekçesi ile işlemin iptali yolunda verilen. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı, Danıştay 5. Dairesinin 21/02/2019 tarih ve E:2016/22506, K:2019/1477 sayılı kararı ile, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Bu hukuksal durum karşısında, söz konusu soruşturmaya konu eyleminin terfi ettirilmemesine gerekçe olarak alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadir.
Bu durumda, davacının, Terörle Mücadele Dairesi gibi hassas bir birimde görev yapmakta iken, amirinin şubenin iç işleyişine ilişkin ve mevzuata uygun sözlü emrini kanuna aykırı olarak görmek suretiyle yazılı emir isteyerek gün sonuna kadar yerine getirmemesi ve yazılı emir alması üzerine emre konu raporu hazırlaması eyleminin niteliği dikkate alındığında, bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, terfi için bütün şartları taşıdığı, idareye tanınan takdir yetkisinin keyfi olarak kullanıldığI ileri sürülerek, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/3188, K. 2021/3215, 7 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama