KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/335 E., 2021/2527 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2021
- Esas No
- 2021/335
- Karar No
- 2021/2527
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı - …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; Denizli İli, Merkez, ... Mahalle, … Caddesi, No:…, … adresinde faaliyet gösteren … Düğün Salonu isimli işyerinin işletmecisi davacı tarafından, iş yerinde izinsiz değişiklik yaptığından bahisle 189,00 TL idari para cezası ile cezalandırılması ve ruhsat alınıncaya kadar işyerinin kapatılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Merkezefendi Belediyesi Encümen kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
. Bölge İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen temyize konu mahkeme kararıyla.
Mahkemelerinin 15/07/2014 tarihli ara kararı ile davacının işyerinde yapılan tespite ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, davalı idare tarafından 14/08/2014 tarihinde Mahkemelerine sunulan savunma dilekçesi ve ekinde yer alan bilgi belgeler incelendiğinde, davacının işyerinde 13/06/2014 tarihinde denetim yapıldığı ve sadece bir adet tutanak tutulduğu, tutulan tutanakta ise davacıya atfedilen fiile ilişkin olarak hiçbir açıklamaya yer verilmediği, "işyerinde izinsiz değişiklik yapıldığı" ifadesini destekler görüntü, kroki veya fotografın tespit tutanağına eklenmediği,
anılan tutanak dışında herhangi bir bilgi ve belgenin de Mahkemelerine sunulmadığı, bu durumun dava konusu işlemin yargısal denetimini olanaksız hale getirdiği görülmekle tesis edilen işlemin davacıya 189,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, ruhsat alınıncaya kadar işyerinin kapatılmasına ilişkin kısmın, davacıya bildirim yapılmasından sonra davalı idarece işlemden çıkarıldığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın bu kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşıldığından,
dava konusu Encümen kararının, davacıya 189,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptaline, "ruhsat alınıncaya kadar işyerinin kapatılmasına" ilişkin kısmı hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararı uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Onuncu Dairesine; Danıştay Onuncu Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen davada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Temyize konu kararın, 1608 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca tesis edilen Belediye Encümeni kararının iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Dilekçeler Üzerinde İlk İnceleme” başlıklı 14. maddesinde, "dava dilekçelerinin maddenin 3. fıkrasında belirtilen hususlar bakımından sırasıyla inceleneceği" belirtilmiş; adı geçen Kanun'un “İlk İnceleme Üzerine Verilecek Karar” başlıklı 15. maddesinin 1/a bendinde ise, "ilk incelemede 14. maddenin 3/a bendinde belirtilen görev hususuna aykırılık görülmesi halinde adli (...) yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği" hükmüne yer verilmiştir.
1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun'un 1. maddesinde, "Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32. maddesi hükmüne göre idari para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun “Genel kanun niteliği” başlıklı 3. maddesinde, "Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, ... uygulanır." hükmüne; "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesinde; "Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımlar, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibarettir. İdari tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir." düzenlemesine; anılan Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27/1. maddesinde de, "İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı,
kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
1608 sayılı Yasa’nın mevcut halinde idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır.
Dava konusu olayda uyuşmazlık; davacıya ait işyerinin, işyeri açma ruhsatı alınıncaya kadar kapatılması ve 1608 sayılı Kanun'un 1. maddesine dayanılarak idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Belediye Encümeni kararından kaynaklanmakta olup, bu haliyle encümen kararının, 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğu, 1608 sayılı Kanun'da ise, idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli Mahkemenin gösterilmediği,
Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmaması halinde uygulanacağının açıkça belirtilmiş olması karşısında, uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliğince çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrar kazanmış 01/04/2014 günlü, E:2014/456, K:2014/487 sayılı ve 28/12/2015 günlü, E:2015/868, K:2015/903 sayılı kararları da bu tür uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğu yönündedir. Bu durumda, İdare Mahkemesince davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek bir karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/335, K. 2021/2527, 9 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama