KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6291 E., 2024/496 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2024
- Esas No
- 2021/6291
- Karar No
- 2024/496
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
875 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görev yapan davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı sırada "Amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6-A/1 maddesi uyarınca 4 ay süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :. İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; olayda, davacıya İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ilişkin yürüttüğü … sayılı soruşturma dosyasıyla ilgili olarak Başkomiser K. T. ve Emniyet Amiri S.
Ç. tarafından bilgi istendiği halde bilgi vermediğinden bahisle dava konusu disiplin cezasının verildiği, bilgi verilmediği iddia edilen soruşturma dosyasında davacının 2012 yılının 9. ayında çalışmaya başladığı, teknik takip ve delil toplama işlemlerinin büyük oranda Ekim 2013 ayında tamamlandığı, 18/11/2013 tarihinde Savcı C.
K.'ye gönderildiği, Başkomiser K. T.'nin 23/12/2013 tarihinde Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde çalışmaya başladığı, birkaç gün sonra ise Suç Örgütleri ile Mücadele 1 Büro Amirliğinde göreve başladığı, Başkomiser K. T.'nin iddiasına göre. Emniyet Amiri S.
Ç. ile birlikte davacıdan tutanakla beyan ettiği … sayılı soruşturma dosyası dışında elinde başkaca dosya bulunup bulunmadığını sordukları, ancak davacının bulunmadığını belirtmesine rağmen … sayılı soruşturma dosyasında çalışma yaptığını tespit ettikleri, davacının sorunun yöneltildiği tarihte çalışmaya devam ettiği dosyanın bilgisini verdiği, elinde olmayıp Savcılıkta olan dosyaya ilişkin bilgi vermesini gerektiren bir durum olmadığı, kaldı ki; söz konusu bilgi vermediğine ilişkin iddiaya karşılık davacının, kendi büro Amiri O.
F.'ye ve S. Ç.'ye bilgi verdiğini söylediği, ancak soruşturmacı tarafından olayda tanık olarak isimleri geçen Emniyet Amiri S. Ç. ile Emniyet Amiri O.
F.'nin ifadesine başvurulmadığı, sadece Başkomiser K. T.'nin iddiasına itibar edilerek ceza önerildiği, dolayısıyla cezaya dayanak alınan iddianın aksi savunulmasına rağmen bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmadığının anlaşıldığı, bu durumda, davacıya isnat edilen disiplin suçunun kesin ve şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması gerekirken, yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmayan bir soruşturma raporuna dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,
dava konusu disiplin cezası sonucunda parasal bir kaybı bulunmadığından özlük ve maaş haklarının verilmesine ilişkin talebin reddi gerektiği gerekçeleriyle dava konusu işlem iptaline, parasal hak isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görev yapan davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı sırada "Amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6-A/1 maddesi uyarınca 4 ay süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının iptali ile parasal haklarının iadesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6-A/1 maddesinde; "Amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek" fiili 4 ay süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının … sayılı soruşturma dosyası üzerinde çalıştığı hususunun açık olduğu, yeni atanan emniyet amiri tarafından personelin üzerinde çalıştıkları dosyaları bildirmelerinin istendiği, davacının düzenlenen 26/12/2013 tarihli tutanak ile yalnızca … sayılı dosyaya ilişkin bilgi verdiği, söz konusu dosyayı bildirmediği gibi, ilgili dosya özellikle sorulduğunda dahi böyle bir dosya üzerinde çalışmadığını beyan ettiği hususlarının 26/12/2013 tarihli tutanak, soruşturma kapsamında alınan, şubede görev yapan diğer personelin ifadeleri ile şubeye yeni atanan Emniyet Amiri tarafından düzenlenen 10/01/2014 tarihli rapor ile ortaya konulduğu dikkate alındığında davacının fiilinin sabit olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 6-A/1 maddesi uyarınca "4 ay süreli" durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır
Danıştay 2. Daire, E. 2021/6291, K. 2024/496, 30 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama