KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6946 E., 2023/5179 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- Esas No
- 2021/6946
- Karar No
- 2023/5179
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Dava Konusu İstem
Davacı; İstanbul ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemdeki fiili nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda "Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-6 maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma cezası" ile tecziyesi gerekmekte ise de aynı Tüzük'ün 15. maddesi uygulanması suretiyle "10 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; davacının, Facebook sosyal paylaşım sitesinde yer alan ... isimli profil sayfasında paylaşılan "Gölge Etmeyin Başka İhsan İstemezuk" başlıklı konuya kendi adıyla yaptığı yorumun davacıya ait olduğu, davacının ifadesinde, yorumun kendisine ait olmadığı iddia edilmiş ise de bu yorumun kaldırılması için girişimde bulunmadığı ve yorumu yapanlar hakkında şikayette bulunmadığı gibi davacının Facebook sosyal paylaşım sitesinde üyeliği bulunduğundan yorumun davacıya ait olduğunun anlaşılması karşısında, bu yorum sebebiyle amirlerine hakeret ettiği ve 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, söz konusu Facebook profil hesabının kendisine ait olmadığı, bu hesaptan yapılan yorum hakkında şikayette bulunmaması gerekçe gösterilerek ceza verildiği, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Davacının temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine gönderilen, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı tarafından; İstanbul ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemdeki fiili nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda "Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-6 maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma cezası" ile tecziyesi gerekmekte ise de aynı Tüzük'ün 15. maddesi uygulanması suretiyle "10 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-6 maddesinde; "Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek" fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; aynı Tüzük'ün 15. maddesinde ise, "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; "Facebook" adlı sosyal paylaşım sitesinde yer alan "..." grubunda paylaşılan, "Gölge Etmeyin Başka İhsan İstemezuk" konulu yazıya, davacı tarafından kullanıldığı ileri sürülen sosyal medya hesabından yapılan yorumun, suç unsuru teşkil edebileceğinin değerlendirilmesi üzerine yürütülen disiplin soruşturması neticesinde; davacının "Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek" fiilini işlediği ve disiplin yönünden kusurlu olduğundan bahisle dava konusu disiplin cezasının tesis edildiği görülmektedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin veya fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Davacı, gerek disiplin soruşturması kapsamında verdiği ifadelerde gerekse yargılama aşamasında sunduğu dilekçelerde; "disiplin cezasına konu yorumun yapıldığı Facebook hesabının ve bu hesaptan yapılan yorumun kendisine ait olmadığını" beyan etmesine karşın; davalı idarece, söz konusu Facebook hesabının dolayısı ile bu hesaptan yapılan yorumun davacıya ait olduğu hususunun somut delillerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak somut bir tespit bulunmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/6946, K. 2023/5179, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama