KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6958 E., 2024/903 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/6958
- Karar No
- 2024/903
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ...İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... K... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava Konusu İstem
... ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı, "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi uyarınca "6 Ay Kısa Süreli Durdurma Cezası" ile tecziye edilmesine ilişkin ... günlü, ...sayılı ... İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali ve yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; soruşturma raporu ve eki tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesinden; soruşturma kapsamında ifadesi alınan şahısların, davacı ile H.
C. isimli bayan arasında para alışverişine tanık olmadıklarını, davacının da para almadığını beyan ettikleri, dosya kapsamından davacının isnat edilen fiili işlediğine ilişkin başkaca somut bilgi ve belgenin de bulunmadığı görülmekte olup, bu kapsamda, "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" suçunun sübuta ermediği anlaşıldığından, davacının, 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak, soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinin 1. bendinde, konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı belirtilmiş olup; "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (b) bendinde, "Davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandağı hukuki sebeplerin özeti istem sonucu ile davalının savunmasının özeti"; (e) bendinde, "Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm; tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı" kararlarda belirtilecek hususlar olarak sayılmıştır.
Diğer taraftan, anılan Kanun'un temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/c bendinde yer alan "usul hükümlerine uyulmamış olunması" hususu, temyiz incelemesi sırasında Mahkeme kararını bozma nedenleri arasında gösterilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, 19/11/2014 havale tarihli dava dilekçesinde, dava konusu işlemin iptali ile özlük haklarının iadesine karar verilmesinin istenildiği ve temyize konu karar ile dava konusu işlem hakkında karar verildiği; ancak, özlük haklarının iadesine yönelik istem hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı görülmektedir.
Bu durumda; dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine ilişkin istem hakkında da bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik hüküm nedeniyle temyize konu kararın bu kısmının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/6958, K. 2024/903, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama