KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7544 E., 2024/1707 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Esas No
- 2021/7544
- Karar No
- 2024/1707
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ...İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; emniyet amiri olarak görev yapmakta olan davacının, Erzincan ilinde görev yaptığı dönemde "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 ve 15. maddeleri uyarınca "6 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 03/05/2018 günlü, E:2016/18802, K:2018/13819 sayılı bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; disiplin soruşturmasında, yalnızca davacının aleyhine tanıklık yapan birkaç polis memurunun beyanlarına itibar edildiği, diğer tanıkların farklı ve lehe olan beyanlarının ise değerlendirilmediği,
maiyetindeki polis memurlarının çoğunluğunun davacı lehine tanıklık yaptığı, ayrıca davacı lehine ifade vermek isteyen bazı polis memurlarının savcılığa verdikleri ifadelerde muhakkik tarafından psikolojik baskıya maruz bırakıldıklarını beyan ettikleri, bunun yanında davacı hakkında devam eden bir başka soruşturma dosyasında ise davacının aleyhine tanıklık yapanlar hakkında yalan tanıklıktan dava açıldığı ve bu nedenle tanıkların ifadelerini değiştirmek zorunda kaldıkları, bu haliyle davacıya isnat olunan eylemin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından,
dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 30/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; davacı hakkında daha önce açılan başka bir soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan emniyet personeline, soruşturmanın selametini etkileyecek şekilde, lehine ifade vermeleri için davacı tarafından baskı yapıldığı ve bu personelin tehdit edildiğine ilişkin soruşturmacı tarafından düzenlenen rapor üzerine, konunun incelenmesine ilişkin başlatılan ek soruşturma sonucunda üzerine atılı eylemlerde bulunduğu hususu sübuta eren davacının disiplin cezası ile tecziyesi yönündeki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada,Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararı; Danıştay Beşinci Dairesinin 03/05/2018 günlü, E:2016/18802, K:2018/13819 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/7544, K. 2024/1707, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama