KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9133 E., 2024/1216 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/9133
- Karar No
- 2024/1216
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Valiliği
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; polis memuru olarak Konya İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 14. maddesi uygulanarak 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Konya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
1.378 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
.
İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; soruşturma raporu, eki ifade tutanakları ve diğer belgeler incelendiğinde, davacının A.T isimli şahısla evinin önünde tartışma yaşadığı, tartışma sırasında A.T isimli şahsın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmasına sebebiyet verdiği, yaşanan bu olayların tarafı olan davacının eyleminin hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiili kapsamında olduğu,
ayrıca davacının aynı madde kapsamında 11/03/2009 ve 14/08/2009 tarihlerinde iki kez 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırıldığı görüldüğünden, davacıya bir derece ağır ceza olan 16 ay uzun süreli durdurma cezası verilmesinin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 14. maddesi hükmü gereği olduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; A.T isimli şahsı darp etmediği, şahsın şikayetini geri alması nedeniyle kamu davasının düşürüldüğü ve isnat edilen fiili işlemediğinin kamu davasının düşürülmesi kararıyla sabit olduğu, daha önce iki kez 6 ay kısa süreli durdurma cezası aldığından tekerrür nedeniyle bir derece ağır ceza olan 10 ay kısa süreli durdurma cezasının verilmesi gerektiği, ayrıca Tüzükte hangi eylem ve davranışların saygınlığı ve güven duygusunu sarsacağının açıklanmadığı ve görev haricinde işlenen fiillerin tümünün bu kapsamda değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesi tarafından Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine, anılan Daire tarafından da Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dava dosyasının incelenmesinden; polis memuru olarak görev yapan davacının, 18/03/2011 günü evlilik dışı birlikte yaşadığı ve çocuğunun annesi olan A.T ile tartışması sonucu, A.T'nin darp edildiğine ilişkin rapor aldığı, anılan şahıs ile davacının birbirleri hakkında şikayetçi olmaları üzerine açılan kamu davasında ...
Sulh Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, tarafların karşılıklı olarak şikayetlerinden vazgeçmeleri nedeniyle davacı hakkındaki kasten yaralama ve hakaret suçlarından davanın düşürülmesine karar verildiği, yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen 12/05/2011 günlü Disiplin Araştırma/Soruşturma Raporunda,
davacının hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiilini işlediğinden bahisle getirilen teklif doğrultusunda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 ve 14. maddeleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesinde yer alan, "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Mülga Tüzük'ün dava konusu işlem tarihinde "Yenilenme" başlığını taşıyan 14. maddesinde, "Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde yenilenmesinde bir derece ağır ceza uygulanır.
Aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında da bir derece ağır ceza verilir." kuralı yer almıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, Mülga Tüzük'ün 14. maddesindeki düzenlemeye yer verilmemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlık konusu olayla ilgili gerek savcılık, gerekse disiplin soruşturması kapsamında davacı ve şikayetçi A.T. tarafından verilen ifadeler ile dosyada yer alan genel adli muayene raporu ve diğer bilgi / belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine atılı "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinin sabit olduğu ve bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi kapsamında bulunduğu açıktır.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 14. maddesinde yer alan ve madde metninde belirtilen şartların oluşması halinde bir derece ağır ceza verilmesini gerektirir nitelikteki düzenlemeye, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da yer verilmemesinin davacının lehine olduğu görüldüğünden, İdare Mahkemesince, davacı lehinde olan durumun dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, belirtilen değerlendirme yapılmaksızın davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/9133, K. 2024/1216, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama