KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/3663 E., 2022/4821 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2022
- Esas No
- 2022/3663
- Karar No
- 2022/4821
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vasisi ... tarafından, 2015 yılı terfi döneminde 3. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle Emniyet Genel Müdürlüğüne karşı açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesinin 03/07/2019 günlü, E:2016/28541, K:2019/4487 sayılı bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda .... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın gerekçesinin değiştirilerek onanmasına dair Danıştay İkinci Dairesinin 18/05/2022 günlü, E:2021/3593, K:2022/2763 sayılı kararının, davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesinin istenilmesi üzerine oluşturulan dosya incelenerek gereği görüşüldü;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 14. maddesinde, kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı. 16. maddesinde, kısıtlıların, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremeyecekleri.
407. maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu. 413. maddesinde, vesayet makamının, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacağı.
448. maddesinde, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasinin vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil edeceği. 462. maddesinde, vasinin dava açabilmesi için vesayet makamının izninin gerektiği. 471. maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı belirtilmiştir.
Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 43. maddesinde; "Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona erer.", 513. maddesinde ise; "Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur." düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan madde hükümlerinin değerlendirilmesinden; vekalet ilişkisinin, gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulacağı sonucu çıkmaktadır
Dava dosyasının incelenmesinden, yargılandığı ceza davası sonucunda davacıya mahkumiyet hükmü verildiği, davacının mahkum olduğu cezanın infazına başlanmış olması nedeniyle yukarıda anılan hükümler uyarınca .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla ...'ün davacıya vasi olarak atandığı, Danıştay İkinci Dairesinin 18/05/2022 günlü, E:2021/3593, K:2022/2763 sayılı kararı 30/07/2022 tarihinde; davalı idare tarafından verilen karar düzeltme dilekçesi de 28/08/2022 tarihinde yasal kısıtlı olan davacıyı temsil hakkı kalmayan avukata elektronik ortamda tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2022/3663, K. 2022/4821, 5 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama