KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/3845 E., 2024/5690 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/3845
- Karar No
- 2024/5690
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; Kara Harp Okulu Komutanlığında dış kaynaktan muvazzaf subay adayı olarak eğitim gören davacı tarafından, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle okuldan ilişiğinin kesilmesine yönelik davalı idare işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
2.731 kelime·14 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararda; davacının Bank Asya'da çalışmış olduğu ve kendisi hakkında hakaret ve tehdit suçlarından takibat yapıldığı, tehdit suçundan hüküm giydiği ve bunun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) çevrilerek 5 yıl boyunca denetimli serbestliğe tabi tutulduğu dikkate alındığında; davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı, Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/03/2022 günlü, E:2020/257, K:2022/2182 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararına uyulmak suretiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz neticelenmesine sebep olarak gösterilen tehdit suçundan dolayı almış olduğu HAGB kararına hukuka aykırı bir şekilde ulaşıldığı anlaşıldığından,
bu şekilde elde edilen bilgi çerçevesinde ve Bank Asya'da bir dönem çalışmış olması dışında söz konusu örgütle irtibat veya iltisakını ortaya koyan başkaca bilgi ve bulunmaması ve bu durumun tek başına güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak sonuçlanmasına sebep olamayacağı karşısında, bu bilgilere dayanılarak tesis edilen işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle ilişiğinin kesildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz istemin reddi gerektiği yolundandır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 günlü, K:2023/33 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 2. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Kara Harp Okulu Komutanlığında dış kaynaktan muvazzaf subay adayı olarak eğitim gören davacı tarafından, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde elde edilen "Bank Asya'da çalışmış olduğu, hakaret ve tehdit suçundan dolayı yargılandığı ve ... Sulh Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararında hakaret suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşürüldüğü, tehdit suçundan ise 5 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı, söz konusu cezanın da hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına çevrilerek 5 yıl boyunca denetimli serbestlik kararı verildiği" bilgisine istinaden güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirildiği ve davacının adaylığına son verilmesi üzerine incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
26/10/1994 günlü, 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinde.
“Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır.
Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması,
güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmü yer almakta iken, 18/10/2018 tarihli ve 7148 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 29. maddesiyle söz konusu maddeye 2. fıkra olarak.
“Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir.” hükmü eklenmiş, anılan hüküm Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 günlü,
E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
07/04/2021 günlü, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeleri, kimler hakkında yapılacağını, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğunu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağını, hangi mercilerin soruşturma ve araştırma yapacağını, Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esaslarını, veri güvenliği ile verilerin saklanma ve silinme sürelerini düzenlemektedir." hükmü.
"Arşiv araştırması" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Arşiv araştırması; a) Kişinin adli sicil kaydının, b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının,
mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir." hükmü.
"Güvenlik soruşturması" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin; a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir." hükmü.
"Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler" başlıklı 13. maddesinde, "(8) 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
" hükmü, "Atıflar" başlıklı 14. maddesinde, "(1) Mevzuatta 4045 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır." hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Somut uyuşmazlıkta, davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı, Danıştay Sekizinci Dairesince, eksik incelemeye dayalı verildiği gerekçesiyle bozulmuş ve Bölge İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak işlemin iptaline karar verilmiştir. Bu kapsamda, bozma kararına uyularak verilen kararın temyizinde usuli kazanılmış hak ilkesinin uygulanıp uygulanmayacağının irdelenmesi ve açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Usuli kazanılmış hak ilkesi, mahkemece bozma kararına uyulmasıyla birlikte taraflardan biri lehine ortaya çıkan hukuki sonucun temyiz merciince değiştirilememesini ifade etmektedir. Bu ilke, bozma kararının aksi yönünde kararlar verilmesine engel teşkil etmekle birlikte.
Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması, söz konusu tarafın, bu sonucun devam etmesi yönündeki beklentisinin korunmamasını haklı ve zorunlu kılacak bir sebep bulunmadığı durumlar için geçerlidir.
Aksi durumda yargılama devam ederken; diğer tarafın ileri sürdüğü ya da resen tespit edilen delillerin, hukuk kurallarının ya da iddia ve savunmaların temyiz mercii tarafından değerlendirilmesine ve hükme esas alınmasına engel teşkil edebilecektir. Dolayısıyla, bir aşamadan sonra yargılamanın taraflarından birinin diğerine göre zayıf duruma düşmesine yol açılmaması ve adil yargılama ilkesine aykırı bir durum yaratılmaması gerekir.
İçtihat değişikliği tek başına adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurmaz ise de, bu değişiklik ile benimsenen yeni yaklaşımın benzer uyuşmazlıklarda tutarlı olarak uygulanması gereklidir. Aksi halde, aynı somut olay ve hukuksal durumdaki farklı kişilerce açılan davalarda birbiriyle çelişen sonuçlara ulaşılması, başka bir anlatımla, aynı uyuşmazlıklar için, aynı temyiz yerince farklı kararlar verilmesi, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine de ters düşecektir.
Dava konusu işlem tarihinde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, 4045 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılmaktadır. Anılan Kanun'un 1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile iptal edilmesi ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemlere yönelik bireysel başvurularda verilen ihlal kararları dikkate alınarak kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuş ve 4045 sayılı Kanun da yürürlükten kaldırılmıştır.
7315 sayılı Kanun'la, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmiş; kimler hakkında yapılacağı, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağı, hangi mercilerce soruşturma ve araştırma yapılacağı, bu kapsamda Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esasları, kişisel veri güvenliği ile kişisel verilerin saklanma ve silinme süreleri düzenlenmiştir.
Bu itibarla, Anayasa Mahkemesi kararlarındaki kanuni düzeyde eksik düzenleme bulunduğu yolundaki gerekçeler göz önüne alınmak suretiyle kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun'la yeni yasal düzenleme yapılmak suretiyle bu konudaki eksiklikler giderildiğinden; somut olayda, kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması ve özel hayatın gizliliğinin korunması amacına yönelik olarak 7315 sayılı Kanun ile getirilen çerçevede değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun pek çok kararında (19/06/2023 günlü, E:2022/884, K:2023/1488; 09/02/2023 günlü, E:2022/667, K:2023/211; 23/01/2023 günlü, E:2022/882, K:2023/53 sayılı kararları) güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kaynaklı uyuşmazlıklarda 7315 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, 4045 sayılı Kanun hükümleri uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılarak haklarında işlem tesis edilenler bakımından benzer uyuşmazlıklarda tutarlı olunması açısından davacının durumunun tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davacının yapılan sınavları başarı ile geçerek Kara Harp Okulu Komutanlığına dış kaynaktan muvazzaf subay adayı olarak alındığı, davacı hakkında 4045 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde elde edilen bilgiye istinaden güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirildiği ve davacının adaylığına son verildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, dava konusu işlemin, 7315 sayılı Kanun'a uygunluğu yönünden bir değerlendirme yapılması suretiyle karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın, davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Danıştay 2. Daire, E. 2023/3845, K. 2024/5690, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama