KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/6978 E., 2024/2798 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/6978
- Karar No
- 2024/2798
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
953 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, "görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/14 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 20/12/2018 günlü, E:2016/51087, K:2018/18647 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; adli ve idari soruşturma sürecinde elde edilen deliller değerlendirildiğinde, davacının, sadece suçu bilen veya gören kişi konumunda olmadığı, işlenen suçlara iştirak ettiği, yani suçun faillerinden biri olduğunun anlaşıldığı.
Anayasa'nın 38. maddesi gereğince davacının, kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanması hukuken mümkün olmadığından, işlediği fiilin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/14 maddesinde belirtilen "bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak” fiili kapsamında değerlendirilmesinin de hukuken mümkün olmadığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifes uyarınca belirlenen 10.500,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
... İdare Mahkemesinin temyize konu kararı; Danıştay Beşinci Dairesinin 20/12/2018 günlü, E:2016/51087, K:2018/18647 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı; uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği,
bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman, hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; Danıştay Beşinci Dairesinin 20/12/2018 günlü, E:2016/51087, K:2018/18647 sayılı bozma kararı ile Dairemizin 04/07/2023 günlü, E:2021/8329, K:2023/3908 sayılı karar düzeltme isteminin reddi kararı sonrasında, dava dosyasına 28/08/2023 tarihinde vekaletname sunulduğu, bunun dışında avukatın dosyaya bir katkısının olmadığı, dosyanın esasını etkileyebilecek yahut davacı lehine hak doğurabilecek herhangi bir bilgi veya belgenin dava dosyasına sunulmadığı, vekilin dava aşamalarında herhangi bir katkısının olmadığı görülmüş olup, davaya katkısı bulunmayan avukat için vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan ''Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresi çıkarılmak suretiyle kararın, vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49.maddesinde; " 1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.
" hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek nitelikte düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, davanın reddi yolundaki hüküm kurulmakla birlikte, davalı idare vekilinin dosyanın tekemmülünden sonraki aşamada vekille temsil edilmesine rağmen, davalı idare vekilinin herhangi bir hukuki katkı sunmadığı anlaşıldığından, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir.
Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
Danıştay 2. Daire, E. 2023/6978, K. 2024/2798, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama