KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1646 E., 2025/4060 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Esas No
- 2024/1646
- Karar No
- 2025/4060
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av....
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; Tunceli ili, Pertek ilçesi, ... Hastanesi ... Nolu Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Tunceli Valiliğinin... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
829 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
... İdare Mahkemesinin... günlü, E:...
K:...sayılı kararıyla; davalı idarece, davacı hakkında yürütülen soruşturmada alınan ifadeler ve Pertek Cumhuriyet Savcılığının...sayılı iddianamesinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde yer alan “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili nedeniyle davacının sözleşmesinin feshedildiği, cinsel taciz iddiaları ile ilgili yapılan yargılamada üzerine atılı suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak şekilde sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği,
hazırlanan disiplin soruşturma raporunun söz konusu ceza yargılamasına esas düzenlenen iddianameye ve alınan tanık ifadelerine dayandığı, bu haliyle sözleşme feshinin nedeni olan memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilinin sübuta ermediği ve işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Tunceli ili, Pertek ilçesi, ...Hastanesi ... Nolu Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı, aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Tunceli Valiliğinin... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır. İşlem dosyası incelendiğinde; dava konusu işlemin il sağlık müdürü tarafından imzalandığı görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 3. maddesinde illerin idaresinin yetki genişliği esasına dayandığı. 4. maddesinde il genel idaresinin başının vali olduğu, bakanlıkların kuruluş mevzuatına göre illerde lüzumu kadar teşkilat bulunacağı, bu teşkilatın her birinin başında bulunanların il idare şube başkanları olduğu.
9. maddesinde, valinin ilde cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtası olduğu, valilerin bu sıfatla ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumlu oldukları, Bakanlıklar ve tüzel kişiliği haiz genel müdürlüklerin, il genel idare teşkilatına ait bütün işleri doğrudan doğruya valiliklere yazacakları, valiliklerin de illere ait işler için ilgili bakanlık veya tüzel kişiliği haiz genel müdürlüklerle doğrudan doğruya muharebede bulunacakları, ancak valilerin hesabata ve teknik hususlara ait işlerde idare şube başkanlarına vali adına imza yetkisi verebilecekleri düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Her idari merciin idare adına irade açıklama yetkisi olmayıp, idare adına irade açıklayabilecek olan idari mercilerin sayısı belirli ve sınırlıdır. Buna göre merkezi idarede idare adına irade açıklamaya yetkili makamlar; Cumhurbaşkanı ve bakanlar, taşra teşkilatında ise yetki genişliği ilkesi nedeniyle valilerdir. Kaymakamların idare adına irade açıklayarak idari kararlar alabilmeleri ancak kanunlarda açıkça öngörülmesi halinde mümkündür.
Yukarıda ilgili hükümlerine yer verilen İl İdaresi Kanunu’na göre vali, Devlet tüzel kişiliğinin ildeki temsilcisidir. Aynı zamanda bakanlıkların ildeki temsilcisi olan vali, Devlet adına her türlü işlemi yapmaya yetkilidir. 5442 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na göre ildeki Devlet memurlarından bir kısmını doğrudan atamak, bir kısmının atanması konusunda görüşünü bildirmek ve bir kısmının da görev yerlerini belirlemek ve değiştirmek valinin görev ve yetkileri arasındadır.
Kanun’a göre il idaresinin ikinci bölümünü il idare şube başkanları oluşturur. Valinin emri altında olan il idare şube başkanları, kendi görev alanlarına giren işlerin yürütülmesinden valiye karşı sorumludurlar. Anılanların, doğrudan doğruya işlem yapma yetkileri yoktur. Bunlar, kendi görev alanına giren konularda işlem ve kararları hazırlar, valiye önerir ve ancak valinin onayını aldıktan sonra uygulamaya koyabilirler.
İl idare şube başkanları ilgili bakanlıklarla olan yazışmalarını vali aracılığıyla yaparlar. İl sağlık müdürü, Sağlık Bakanlığının ildeki teşkilatının başında yer almakta olup, il idare şube başkanı olarak görev yapmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında; illerde merkezi idare adına irade açıklamaya tek yetkili vali olduğundan, il sağlık müdürü imzası ile tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında da sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2024/1646, K. 2025/4060, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama