KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2715 E., 2024/4914 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/2715
- Karar No
- 2024/4914
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı (Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görevli) olarak görev yapan davacının, aynı Genel Müdürlük emrinde "Araştırmacı" kadrosuna (Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görev yapmak üzere) atanmasına ilişkin... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan mali ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :...
İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca memurların atanması noktasında idareye tanınan takdir yetkisinin üst düzey kamu yöneticilerinin atanması noktasında daha geniş olduğunun kabulü gerektiği,
üst düzey kamu yöneticiliği görevinden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları ve hukuki güvenlik ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı, davacının geçmiş hizmetleri de göz önünde bulundurularak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ...
Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dava dosyasında, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararına ve hizmetin gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği,
davacının geçmiş hizmetleri, yürütülen hizmetin niteliği ile önem ve özelliği, bu göreve sınav, eleme gibi bir yöntemle gelmediği hususları da dikkate alındığında, daire başkanlığı görevinden alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; davacının, Temel Eğitim Genel Müdürlüğü (Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görevli) emrine "araştırmacı" olarak atanması yönünden ise, 375 sayılı KHK'nın Ek 37. maddesinin yollamada bulunduğu mezkur KHK'nın mülga Ek 18. maddesi hükümleri uyarınca davacının, Temel Eğitim Genel Müdürlüğüne 05/10/2021 tarihinde "daire başkanı" olarak 3600 ek gösterge ile atandığı,
iki yıl kadar görev yaptıktan sonra 28/09/2023 tarihinde daire başkanlığı görevinden alınarak Temel Eğitim Genel Müdürlüğü (Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görevli) emrine "araştırmacı" olarak atandığı, 05/10/2021 tarihi ile dava konusu işlemin tesis edildiği 28/09/2023 tarihi arasında yaklaşık iki yıl "daire başkanı" olarak görev yaptığı görülmekle, geçmiş hizmetleri de gözetilerek "araştırmacı" kadrosuna atanmasına ilişkin kısım yönünden de işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle, davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; davalı idarenin merkez ve taşra teşkilatında uzun yıllar başarı ile görev yapmış olduğu, başarılı çalışmaları nedeniyle birçok başarı belgesinin ve ödülünün bulunduğu, yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladığı, mesleki hayatında herhangi bir disiplin cezası veya olumsuz sicilinin bulunmadığı, kariyer ve liyakat bakımından yetersiz olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, mali ve özlük haklarında ciddi azalmaların meydana geldiği, idarenin herhangi bir somut gerekçe ortaya koymadan dava konusu işlemi tesis ettiği, emsal yargı kararlarının dikkate alınmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2024/2715, K. 2024/4914, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama