KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2717 E., 2024/5314 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/2717
- Karar No
- 2024/5314
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ... olarak görev yaptığı dönemde, ''Devletin araç ve gereçlerini özel işlerde kullanmak'' fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-15. maddesi uyarınca "3 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 17/04/2019 günlü, E:2016/25123, K:2019/2880 sayılı bozma kararına uyularak verilen Kastamonu İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; hakkında ceza tayinine mahal olmadığı yönünde karar verilen polis memuru F.A.'nın disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadesinde; aracı genellikle kendisinin, bazen de taşıt kullanma izin belgesi bulunan şube müdürü olan davacının kullandığını, olay saatinde aracın kimde olduğunu hatırlamadığını, M.T. isimli bayanı tanımadığını ve belirtilen adrese hiç gitmediğini beyan ettiği; tanık olarak bilgisine başvurulan M.T. isimli bayanın ise.
M.K.'nin 8 yıldır arkadaşı olduğunu, resmi gösterilen kişinin (davacının) ismini bilmediğini, ancak, M.K.'nın arkadaşı olarak simaen tanıdığını, bir akşam M.K. ile birlikte evine oturmaya geldiklerini ve kendisiyle 1-2 kez telefonla görüştüğünü belirttiği, bu durumda;
davacıya suç isnat etmesini gerektirecek hiçbir neden bulunmayan M.T'nin, ''davacının daha önce evine geldiği ve kendisiyle 1-2 kez telefonla görüştüğü'' yönündeki beyanı, polis memuru F.A.'nın "aracı genellikle kendisinin, bazen de taşıt kullanma izin belgesi olan ve şube müdürü olarak görev yapan davacının kullandığı" yönündeki ifadesi ve davacının da bu durumu inkar etmediği hususu birlikte değerlendirildiğinde,
davacının üzerine atılı fiilin sübuta erdiği ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5-A/15. maddesi uyarınca 3 günlük aylık kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; şüpheli sıfatı bulunan M.T. isimli bayanı tanımadığı ve bu bayanla herhangi bir irtibatının bulunmadığı, adı geçenin ifadesinin gerçeği yansıtmadığı, teşhis işleminin hukuka aykırı olduğu, üzerine atılı fiilin sübuta ermediği, idarenin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle disiplin cezasının dayanağının ortadan kalktığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının adli yardım talebinin Danıştay Beşinci Dairesinin 27/02/2020 günlü, E:2019/5243 sayılı kararı ile kabul edildiği görüldüğünden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi uyarınca, karar düzeltme aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare Mahkemeleri kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararı; Danıştay Beşinci Dairesinin 17/04/2019 günlü, E:2016/25123, K:2019/2880 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2024/2717, K. 2024/5314, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama