İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /3. Daire

DANIŞTAY · 3. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 3. Daire E.2008/2481 K.2011/2208

İnşaat taahhüt işini yapan davacı şirket adına, 2002 yılı yasal defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle beyanlarının yeniden oluşturulması sonucu 2002 Nisan ila Ağustos, Ekim ve Aralık dönemleri…

Esas2008/2481Karar2011/2208Tarih25 Mayıs 2011Okuma6 dk · 1.194 kelime

KÜNYE

3. Daire 2008/2481 E., 2011/2208 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire

Karar tarihi
25 Mayıs 2011
Esas No
2008/2481
Karar No
2011/2208
Temyiz Eden
…
Karşı Taraf
Ziyapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü-ADANA
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.194 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

İnşaat taahhüt işini yapan davacı şirket adına, 2002 yılı yasal defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle beyanlarının yeniden oluşturulması sonucu 2002 Nisan ila Ağustos, Ekim ve Aralık dönemleri için re'sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davayı.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29'uncu maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde mükelleflerin, vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak, düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri.

34'üncü maddesinin 1'inci bendinde ise yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceğinin öngörüldüğü,

davacı şirket tarafından 2002 yılı defter ve belgelerinin, bir mükellefe ilişkin olarak karşıt inceleme yapılması amacıyla vergi denetmenine teslim edilmiş olması dolayısıyla ibraz edilemediği ileri sürülmüş ise de Mahkemelerinin 31.5.2007 günlü ara kararına davalı idarece verilen cevapta defter ve belgelerin kendilerinde bulunmadığının bildirilmesi üzerine 27.7.2007 günlü ara kararıyla davacıdan bu iddiasını kanıtlayacak bilgi ve belgeyi sunmasının istendiği,

ancak ara kararına cevap verilmediğinden bu iddiaya itibar edilemeyeceği, yasal mazeret olmaksızın defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşılan davacının, katma değer vergisi indirim hakkından yararlanmasına olanak bulunmadığından tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; defter ve belgelerin ...

Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında bulunduğunun tespit edildiği ve söz konusu defterler istenip incelendikten sonra bir karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi : …

Düşünces : Davacı şirket adına düzenlenen temyiz dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden;. Ağır Ceza Mahkemesince bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olan şirket kanuni temsilcisi …, medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanununun 397'nci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca vekâlet ilişkisinin ve dolayısıyla temsil yetkisinin de kendiliğinden sona erdiği anlaşılmıştır.

Mahkemece temyiz ilk inceleme üzerine verilen 24.3.2008 tarihli ara kararına cevaben … tarafından gönderilen 11.4.2008 tarihli dilekçede şirketin başkaca bir temsilcisinin bulunmadığı ve. E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün talebi üzerine. Cumhuriyet Başsavcılığınca ….

Sulh Hukuk Mahkemesine yapılan vasi atama başvurusunun henüz sonuçlanmadığı belirtilmiş ise de vasi adayı sıfatıyla temyiz dilekçesini imzalayan … vasiliği kesinleşse bile, şirketin değil, kanuni temsilcinin vasisi olacağından, şirketi temsilen temyiz dilekçesini imzalama yetkisi bulunmamaktadır.

Dairemizin 16.2.2011 gün ve E:2008/2481 sayılı ara kararı ile davacı şirketten, varsa şirketi temsile yetkili kişi, yoksa kurucu ortakların tümü tarafından imzalanacak iki nüsha temyiz dilekçesinin gönderilmesinin istenmesine ve karar gereğinin verilen süre içinde yerine getirilmemesi halinde 2577 sayılı Kanunun 48'inci maddesinin 2'nci bendine göre temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verileceğini duyuran ara kararının 15.3.2011 tarihinde usulü uygun şekilde tebliğ edilmesine karşın karar gereğinin yerine getirilmediği anlaşıldığından, temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Savcı : …

Düşüncesi : 2002 takvim yılına ait işlemlerinin incelenmesi sonucu belirlenen matrah farkı üzerinden davacı şirket adına re'sen yapılan cezalı tarhiyata karşı açılan davayı reddeden mahkeme kararı temiz edilmektedir.

Türk Medeni Kanununun olay tarihinde yürürlükte olan 403'üncü maddesinde, vasinin vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve mal varlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlü olduğu belirtilmiş, 407'inci maddesinde de, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlı sayılacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atamak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü kılınmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, şirketin kanuni temsilcisi ve ortağı … hakkında … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçu nedeniyle verilen 14.12.2006 gün ve … Esas, … kararı gereğince 4 yıl 44 ay 40 gün süreli hükümlü olduğu, … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde 19.1.2008 tarihinden beri hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda değinilen düzenlemeler karşısında kısıtlı olması sebebiyle ehliyeti bulunmayan ve hüküm infazı sırasında Türk medeni Kanununun 407'nci maddesi uyarınca adına vasi tayin edilmeyen davacının kendisi adına hukuki tasarrufta bulunması mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, 2'nci fıkrasının (a) bendinde, dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin gösterileceği kurala bağlanmış, 48'inci maddesinin 2'nci bendinde ise temyiz dilekçelerinin 3'üncü madde esaslarına göre düzenlenmesi gerektiği, düzenlenmemiş ise eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlatılmasının, kararı veren Danıştay veya mahkemece ilgiliye tebliğ olunması,

bu sürede eksiklikler tamamlanmadığı takdirde temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına, Danıştay veya mahkemece karar verileceği kurala bağlandığından davacı şirketin yargı mercileri önünde kanuni temsilcileri veya kanuni temsilcilerince vekalet yetkisi verilen bir avukat tarafından temsil edilmesi gerekmektedir.

Davacı şirket adına Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Ekim, Kasım ve Aralık 2002 dönemleri için re'sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davayı reddeden mahkeme kararının bozulması istemiyle, şirket kanuni temsilcisi … vasi adayı sıfatıyla … tarafından Ziyapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğüne karşı temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

6762 sayılı Ticaret Kanununun 540’ıncı maddesinde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça ortakların hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile yetkili ve mecbur oldukları, ana sözleşmede veya genel kurul kararıyla şirketin temsil ve idaresinin ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabileceği, kuruluştan sonra şirkete giren ortakların, bu konuda genel kurulun ayrı bir kararı olmadıkça, idare ve temsile yetkili ve mecbur olmadıkları hükme bağlanmıştır.

Öte yandan 818 sayılı Borçlar Kanununun 397’nci maddesinin 1’inci fıkrasında, aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça, vekâletin, vekilin veya müvekkilin ehliyetinin kaybedilmesiyle sona ereceği hükme bağlanmıştır.

Buna göre, ana sözleşme veya ortaklar kurulu kararıyla temsil yetkisi ortaklardan biri veya birkaçına bırakılmadıkça, limited şirket, tüm kurucu ortaklar tarafından, el birliğiyle temsil edilir. Ortaklar kurulu kararıyla müdür tayin edilen ortak ile şirket arasındaki ilişki, hukuki nitelik itibarıyla bir vekâlet ilişkisi olduğundan, tayin edilen kanuni temsilcinin medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi durumunda vekâlet ilişkisi ve dolayısıyla temsil yetkisi de kendiliğinden sona erer. Bu durumda ortaklar kurulunca yeni bir müdür tayin edilmedikçe, şirketin temsili genel kural uyarınca kurucu ortaklar tarafından el birliğiyle sağlanır.

Davacı şirket adına düzenlenen temyiz dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden;. Ağır Ceza Mahkemesince bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olan şirket kanuni temsilcisi …, medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanununun 397'nci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca vekâlet ilişkisinin ve dolayısıyla temsil yetkisinin de kendiliğinden sona erdiği anlaşılmıştır.

Mahkemece temyiz dilekçesinin ilk incelemesi sırasında verilen 24.3.2008 tarihli ara kararına cevaben … tarafından gönderilen 11.4.2008 tarihli dilekçede şirketin başkaca bir temsilcisinin bulunmadığı ve. Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün talebi üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca.

Sulh Hukuk Mahkemesine yapılan vasi atama başvurusunun henüz sonuçlanmadığı belirtilmiş ise de vasi adayı sıfatıyla temyiz dilekçesini imzalayan … vasiliği kesinleşse bile, şirketin değil, kanuni temsilcinin vasisi olacağından, şirketi temsilen temyiz dilekçesini imzalama yetkisi bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Dairemizin 16.2.2011 gün ve E:2008/2481 sayılı ara kararı ile davacı şirketten, varsa şirketi temsile yetkili kişi, yoksa kurucu ortakların tümü tarafından imzalanacak iki nüsha temyiz dilekçesinin gönderilmesinin istenmesine ve karar gereğinin verilen süre içinde yerine getirilmemesi halinde 2577 sayılı Kanunun 48'inci maddesinin 2'nci bendine göre temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verileceğini duyuran ara kararının 15.3.2011 tarihinde usulü uygun şekilde tebliğ edilmesine karşın karar gereğinin yerine getirilmediği anlaşıldığından, temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına, 25.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 3. Daire, E. 2008/2481, K. 2011/2208, 25 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2008/2481
Karar No
2011/2208
Tarih
25 Mayıs 2011

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2008/3874 K.2011/2603
  • Danıştay 3. Daire E.2008/5243 K.2011/1545
  • Danıştay 12. Daire E.2008/5948 K.2011/2591
  • Danıştay 8. Daire E.2008/6707 K.2011/2949
  • Danıştay 13. Daire E.2008/6819 K.2011/2532
  • Danıştay 4. Daire E.2009/248 K.2011/4403

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.