KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/1409 E., 2021/2174 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2021
- Esas No
- 2018/1409
- Karar No
- 2021/2174
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.075 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği, ödemelerinin bazılarını banka ve benzeri finans kuruluşlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmediği ve muhasebe standartları ve tek düzen hesap planına uymadığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2011 yılının Ocak dönemi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1 ve 6. bentleri ile mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kimlerden belgesiz alış yaptığına ilişkin somut tespit bulunmaksızın idari cezalar için de geçerli olan, cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı yolundaki genel ceza hukuku ilkesi uyarınca davacı adına 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği, nakit olarak yapılmış ödemelerin alınan çekler hesabı ile verilen çek ve ödeme emirleri hesabına kaydedildiği saptandığından anılan Yasa'nın 353. maddesinin 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık olmadığı,
davacı adına düzenlenen faturaların sahte olduğu kabul edilmesine karşın kayıtlara intikal ettirilen sahte fatura bedelinin banka veya finans kurumları aracılığıyla ödenmesi beklenemeyeceğinden mükerrer 355. maddeye göre kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle 213 sayılı Yasa'nın 353. maddesinin 1. bendi ile mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezaları kaldırılmış, 353. maddesinin 6. bendine göre kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının 213 sayılı Yasa'nın 353. maddesinin 1. bendi ile mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrasında verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine özel usulsüzlük cezası kesileceğinin düzenlendiği, vergi hukukunda kıyas yapılamayacağı ve kesilen cezaların hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği, ödemelerinin bazılarını banka ve benzeri finans kuruluşlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmediği, muhasebe standartları ve tek düzen hesap planına uymadığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2011 yılının Ocak dönemi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1 ve 6. bentleri ile mükerrer 355. maddesi gereğince özel usulsüzlük cezaları kesildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyiz istemine konu yapılan Vergi Dava Dairesi kararının; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Aynı Kanun'un 353. maddesinde, fatura veya benzeri belge verilmemesi, alınmaması ve diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmamasına ilişkin özel usulsüzlükler ve cezalarını düzenlemektedir. Sözü edilen maddede öngörülen bu düzenleme ile mükelleflerin vergilendirme işlemlerinin kayıt ve belge düzenine uygun yürütülmesinin sağlanması amaçlanmıştır.
Harcamaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirilmesi, değinilen yasal düzenlemede özel usulsüzlük cezası kesilmesi gereken eylemler arasında gösterilmediği için kesilen ceza maddenin öngörülüş amacına uygun düşmediğinden, Vergi Mahkemesi kararının özel usulsüzlük cezasının, yazılı gerekçeyle kaldırılması yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
(X)- KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 108. maddesinde, tebliğ olunan vesikaların, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmeyeceği, yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunmasının vesikayı hükümsüz kılacağı düzenlenmiştir.
Hukuk devletinde idari işlemlerin dayanağının ve gerekçesinin gösterilmesi hem idari işlem tesisi sırasında keyfiliğin önlenmesi, belli bir düzen ve disiplinin sağlanması hem de haklarında idari işlem tesis edilenlerin bunun nedenini daha kolay anlayıp, yasal haklarını kullanabilmeleri veya gerekli önlemleri alabilmeleri bakımından özel bir önem taşımaktadır.
Buna göre ihbarnamelerin kanunda yazılı şekil unsurlarını taşıması da bu ilkenin bir gereğidir. İhbarname içeriği kamu alacağının niteliğinin tayinine yarayacak hususların ihbarnameyle borçlunun bilgisine sunulmasıyla borçlu, hangi alacak için takip edildiğini öğrenerek buna karşı kullanabileceği savunma sebeplerine göre mercilere başvurmak veya takibin devamına izin vermek yollarını kullanabilecektir. Alacağın niteliği ve yasal dayanağının tayinine imkan verecek gerekli bilgileri taşımayan ihbarnamenin, borçluya bu olanağı sağlayacağını ve kanuna uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 10/03/2016 tarih 13 sıra numaralı ceza ihbarnamesinde özel usulsüzlük cezasının 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesildiği belirtilmesine rağmen dayanağı vergi inceleme raporundan bu cezanın aynı Kanun'un 353. maddesinin 1 ve 6. bentleri ile mükerrer 355. maddesi uyarınca kesildiği anlaşılmaktadır.
Bu haliyle ihbarnamenin, cezanın dayanağına 353. maddesinin 1. bendi yazılması sebebiyle Kanun'a uygun düzenlendiği sonucuna ulaşılamayacağından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi ve mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararına karşı yapılan temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği oyuyla Karara bu yönden katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/1409, K. 2021/2174, 22 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama