KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/1820 E., 2021/4718 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2021
- Esas No
- 2018/1820
- Karar No
- 2021/4718
- Temyiz eden (davacı)
- ... İplik ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekilleri
- Av. ..., Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve ..., K: ... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım alışlarını sahte faturayla belgelendirdiği yolunda saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak, sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2016 yılının Nisan ila Haziran dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ... Yağ Yapı ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporundaki tespitlerin, düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimi ya da hizmet ifasına dayanmadığını kanıtlayıcı mahiyette olduğu, 27/02/2015 tarihinde tebliğ edilerek yasal süresi içerisinde dava açılmayarak kesinleşen 2011 yılına ait vergi ziyaı cezasının dava konusu 2016 yılına ilişkin vergi ziyaı cezasında tekerrüre esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
... Yağ Yapı ve Ticaret Limited Şirketi'nden yapılan alışların gerçek olduğu, kantar fişlerinin, sevk irsaliyelerinin inceleme sırasında ibraz edildiği, vergi incelemesinin eksik ve yanlı yapıldığı, faturaların sahte olduğunun somut olarak ortaya konulmadığı, değinilen mükellef tarafından adına yapılan tarhiyata karşı dava açıldığından, hakkındaki vergi tekniği raporunun kesinleşmediği, sadece söz konusu rapordaki tespitler esas alınarak alışlarının gerçek olmadığı sonucuna varmanın hatalı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
... Yağ Yapı ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, mükellefin kuruluşundan itibaren komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiği, sahte faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirime konu edilemeyeceği ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır.
Davacının bir kısım emtia alımlarını sahte faturayla belgelendirdiği yolunda tespitler içeren vergi inceleme raporuna istinaden yapılan tarhiyatın ve 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz istemi hakkında, faturaların temin edildiği mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/1820, K. 2021/4718, 27 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama