KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/2112 E., 2020/3771 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2020
- Esas No
- 2018/2112
- Karar No
- 2020/3771
- Temyiz eden (davalı)
- ...
- Vekili
- ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Limited Şirketi
- Vekili
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yıl tüm dönemleri için aranmayan geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına tanzim edilen vergi tekniği raporundaki saptamalardan, ilgili vergi döneminde düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşılamayacağından yapılan tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına düzenlenen vergi tekniği raporu ile 2012 yılında kayıtlarına intikal ettirdiği mal alış faturalarından ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi ile ... Limited Şirketi tarafından düzenlenen inşaat demiri faturalarının gerçek bir teslime dayanmadığı, aynı dönemde ... Limited Şirketi ve ... Limited Şirketi adına düzenlenen inşaat demiri faturaları ile bir kısım hurda demir faturalarının da sahte olduğu tespit edildiğinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, bir kısım alışlarını da sahte fatura ile belgelendirdiğinden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarıca kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır.
Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yıl tüm dönemleri için aranmayan geçici vergi aslı üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz istemi hakkında, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/2112, K. 2020/3771, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama