KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/2449 E., 2022/425 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2022
- Esas No
- 2018/2449
- Karar No
- 2022/425
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının mükellefiyet kaydının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 160. maddesi gereğince re'sen kapatılmasına yönelik işlemin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında 16/12/2015 tarihinde gerçekleştirilen yoklamada, işyerinin kapalı olduğu ve kendisine ulaşılamadığının tespiti üzerine mükellefiyet kaydı re'sen kapatılmış ise de kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde herhangi bir yoklama yapılmadığı gibi iki dönem beyanname vermeme koşulunun da göz önüne alınmadığı dolayısıyla mükellefiyet kaydının terkin edilmesini gerektiren koşulların oluşmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/2449, K. 2022/425, 7 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama