KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/2799 E., 2021/5190 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2021
- Esas No
- 2018/2799
- Karar No
- 2021/5190
- Temyiz eden (davalı)
- ...Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...İnşaat Mühendislik İnşaat Malzemeleri Kaynak Madencilik Taşımacılık Mobilya Lokanta Elektronik Temizlik ve Endeks Okuma Hizmetleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
- İstemin konusu
- .... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışlarından elde ettiği hasılatının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi, aynı yılın Ocak - Mart dönemi için re'sen salınan geçici vergi, 2014 yılının Nisan dönemi için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ve bu vergiler üzerinden tekerrür nedeniyle artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, 2013 yılında satışını yaptığı dairelere ilişkin faturaların geç düzenlendiği, dairelere ilişkin hesaplanan maliyetlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tespit edilen birim maliyetlerin altında kaldığı, satış hasılatının ve safi karlılığın müteahhitlik sektöründe karşılaşılan iktisadi ve teknik icaplara uygun olmadığından bahisle inşaat maliyetinin 2012 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen yapı yaklaşık birim maliyetleri dikkate alınarak yeniden maliyet belirlendiği,
safi karlılık oranın ise yeniden hesaplanan maliyet üzerinden yüzde 25 olarak belirlenmesi üzerine dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunda, Gelir İdaresi Başkanlığı Yönetim Bilgi Sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davacının tapu kayıtlarında satışını yaptığı bağımsız bölümlerin ve alıcıların özet bilgilerinin tutanak altına alınmasına ve hangi taşınmazların kimlere satıldığının tespit edilmesine karşın, taşınmazların gerçek satış fiyatının tespitine yönelik olarak gerçek maliyetlere,
emsal fiyatlara ve bankalardan kredi kullanılıp kullanılmadığına yönelik bir araştırmanın yapılmadığı, gayrimenkulleri alan kişilerin ifadelerine başvurulmak suretiyle herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini ortaya koymaktan uzak, eksik inceleme sonucu düzenlenen rapora dayalı yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda gayrimenkul teslimlerine ilişkin bir kısım hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı somut bir şekilde saptandığından yapılan tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/2799, K. 2021/5190, 16 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama