KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/4085 E., 2021/4214 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2021
- Esas No
- 2018/4085
- Karar No
- 2021/4214
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
- Vekilleri
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu …Petrol Ürünleri İthalat İhracat ve Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2009 yılının muhtelif dönemlerine ait kurumlar vergisi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …ile …takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilciliğinden 15/09/2009 tarihinde ayrıldığı hususunun 02/10/2009 tarihinde tescil ve 14/10/2009 tarihinde ilan edildiği dolayısıyla, 15/09/2009 tarihinden sonra şirkete ilişkin vergisel yükümlülükleri yerine getirmesi beklenemeyeceğinden adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların itirazsız kesinleşmesi ve asıl borçlu şirket tarafından ödenmemesi üzerine şirketten tahsili imkanı bulunmayan kamu alacağı için ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Asıl borçlu şirketteki hisselerin devredildiği tarihte davaya konu borçların bulunmadığı, hisse devrinden sonraki borçlardan da sorumlu tutulamayacağı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/4085, K. 2021/4214, 5 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama