KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/5677 E., 2022/1000 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Mart 2022
- Esas No
- 2018/5677
- Karar No
- 2022/1000
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) ...Patlayıcı Maddeler Pazarlama Ticaret ve Nakliyat Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
2-(DAVALI) ...Vergi Dairesi Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yönetilen istinaf başvurularına ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği yolundaki vergi inceleme raporuna dayanılarak sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi ve 2012 yılının Aralık döneminden devir gelen katma değer vergisinin azaltıldığı da gözetilmek suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2013 yılının Mayıs ve Temmuz dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi ve mükerrer 355. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ...İnşaat Madencilik Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki tespitleri, düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığını gösterdiğinden ve tarhiyatın önceki yıldan devreden indirilebilecek katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu 2012 yılı için re'sen salınan katma değer vergisine karşı açılan dava Mahkemelerinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla reddedildiğinden, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı,
2016 yılı içinde kesinleşen vergi ziyaı cezalarının tekerrüre esas alınamayacağı, harcamaların sahte fatura ile belgelendirilmesi 213 sayılı Kanunun 353.maddesinin 1.bendinde özel usulsüzlük cezası kesilmesi gereken eylemler arasında gösterilmediği gibi kesilen özel usulsüzlük cezasının maddenin öngörülüş amacına da uygun düşmediği,
davacı adına düzenlenen faturaların sahte olduğu kabul edilmesine karşın kayıtlara intikal ettirilen sahte fatura bedelinin banka veya finans kurumları aracılığıyla ödenmesinin beklenemeyeceği gerekçesiyle, tarhiyat yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı ile özel usulsüzlük cezaları ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, tarhiyatın varsayıma ve eksik incelemeye dayandığı, bakılan davada iddialarını kanıtlar nitelikteki belgelerin dikkate alınmadığı, yalnızca fatura düzenleyen şirket hakkındaki tespitlerden hareketle karar verildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından; davacının kullandığı faturaların sahteliği somut tespitlerle ortaya konulduğundan yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır.
Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği yolundaki vergi inceleme raporuna dayanılarak sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi ve bir önceki yıldan devir gelen katma değer vergisinin azaltıldığı da gözetilmek suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca yapılan tarhiyat ve kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz istemleri hakkında faturaların temin edildiği mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire Kararına katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/5677, K. 2022/1000, 9 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama