KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/5814 E., 2021/2775 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2021
- Esas No
- 2018/5814
- Karar No
- 2021/2775
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2012 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ile gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin, dava dilekçesinde yazılan "… Mah. … Sk. No:… …" adresinde davacının amcasına tebliğ edildiği, dava açılmaması üzerine kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerden, davacının amcasının oğlu olan …'un aynı binada 2 numaralı bağımsız bölümde ikamet ettiği, tebliğ evrakında, davacının ikametgâh adresinin yazıldığı, ancak davacının dışarıda olması nedeniyle tebligatın davacının amcası olan …'un imzasına tebliğ edildiğinin görüldüğü, davacı tarafından kendisine yapılan bir tebligat olmadığı,
tebliğ evrakının aslında Amasya ilinde ikamet eden amcası …'un oğlu …'un yanında kaldığı sırada tebliğ edildiği ve amcasının oğlu ile aralarında miras paylaşımı nedeniyle husumet olduğu iddiası karşısında yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı sonucuna varıldığından, kamu alacağının kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğin gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına muhtelif firmalar tarafından düzenlenen faturaların gerçeği yansıtmadığı hususunun yeterli ve hukuken geçerli somut tespitlerle ortaya konulduğu, ödeme emrine itiraz sebeplerinin borcun olmadığı, kısmen ödendiği ve zamanaşımına uğradığı iddialarıyla sınırlı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Davacı adına düzenlenen ödeme emri dayanağı ihbarnamelerin tebligatının usule uygun gerçekleştirilmesi üzerine vadesinde ödenmeyerek kesinleşen katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ve bunlara ilişkin gecikme faizinin tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, ödeme emrine itiraz sebeplerinin Kanun koyucu tarafından sınırlandırıldığı, dolayısıyla, dava konusu edilen ödeme emrine dayanak ihbarnamelerin tebliğinden sonra dava açma yoluna gidilmeyerek tarhiyatın kesinleştiği, bu aşamada davacının "borcum yoktur" iddiasının yerinde olmadığı,
diğer itirazlarının da 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanunu'nda sayma yoluyla belirtilenler arasında yer almadığı,, bu durumda kesinleşmiş amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/5814, K. 2021/2775, 31 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama