KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/6234 E., 2021/2296 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2021
- Esas No
- 2018/6234
- Karar No
- 2021/2296
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av….
- Karşı taraf (davacı)
- … Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım alımlarını sahte faturalarla belgelendirmesi nedeniyle sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca Haziran, Temmuz ve Ağustos 2010 dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353.maddesinin 1.bendi ve mükerrer 355.maddesinin 1.bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı. Demir Hırdavat ve İnşaat Orman Ürünleri Maden Temizlik Malzemesi Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan saptamalar, düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığını göstermediğinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı,
somut bir saptama yapılmaksızın 213 sayılı Kanun'un 353.maddesinin 1.bendi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği, davacının kendi adına fatura düzenlemesinin ticari icaplara uygun olmadığı dikkate alındığında Ağustos 2010 döneminde yaptığı alımını Ba formuyla bildirmediğinden bahisle aynı Kanun'un mükerrer 355.maddesinin 1.bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Kanun'un 353.maddesinin 1.bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, kararın değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği,
davacının kendi adına fatura düzenlediği anlaşılmış ise de bu durum şekli bir yükümlülük olan Ba formu ile bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağından 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355.maddesinin 1.bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle değinilen cezanın kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek mahkeme kararının değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava bu yönden reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının fatura aldığı şirketin komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği hususunun hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerle ortaya konulduğu, indirimlerin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta ve 213 sayılı Kanun'un 353.maddesinin 1.bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri değinilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır.
Davacının bir kısım emtia alımlarını sahte faturayla belgelendirdiği yolunda tespitler içeren vergi inceleme raporuna istinaden yapılan tarhiyatın ve 213 sayılı Kanun'un 353.maddesinin 1.bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz istemi hakkında, faturaların temin edildiği mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/6234, K. 2021/2296, 27 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama