KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/6858 E., 2021/3538 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2021
- Esas No
- 2018/6858
- Karar No
- 2021/3538
- Temyiz eden (davacı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak mal varlığı hazineye intikal ettirilen, ticaret sicil kaydı terkin edilerek mükellefiyeti ve tüzel kişiliği sonlandırılan … Özel Eğitim Hizmetleri ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin 2015 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre şirketlerin tüzel kişiliklerinin, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erdiği, ticaret sicilinden kaydı silinen ve hukuksal varlığı sona eren bir kurumun bu tarihten sonra haklara sahip olması, borçlu kılınması, temsili, yargı yerlerinden koruma istemesinin mümkün olmadığı, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak mal varlığı hazineye intikal ettirilen, ticaret sicil kaydı terkin edilerek mükellefiyeti ve tüzel kişiliği sonlandırılan asıl borçlu şirketin mal varlığından kamu alacaklarının tahsil edilemeyceği sonucuna varıldığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 5. fıkrasında, Hazineye bedelsiz olarak devredilen şirketlerin vergi borçlarının ödenmesi öngörüldüğünden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takibe tutulacak kamu alacaklarının tahsiline dair usul ve esasların uygulanmasında anılan düzenlemede yer alan hükümlerin dikkate alınması gerektiği, Dairelerince verilen ara kararı üzerine dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerden,
ödeme emri içeriği borçlarla ilgili olarak 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 5. fıkrası kapsamında herhangi bir işlem tesis edilmediği ve asıl borçlu şirketin borçlarının Hazine'ye devredilen varlıklarından tahsili için davalı idarece Defterdarlığa başvuruda bulunulmadığı anlaşılan olayda tahsil edilemeyen amme alacağı ve/veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı vasfını yitirmiş olduğu sonucuna ulaşılan ve asıl amme borçlusu şirketin malvarlığından tahsil olanağı bulunan amme alacaklarının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yürütülen tasfiye işlemleri kesinleşmeden davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen
ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemi kabul edilerek Vergi mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketin yöneticisi olan davacının borcun tamamından sorumlu olduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edildiği ve dava açılmaksızın kesinleştiği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasından sonuç alınamadığı, sözü edilen kamu alacaklarının davacıdan tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/6858, K. 2021/3538, 1 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama