KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/801 E., 2020/4683 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2020
- Esas No
- 2018/801
- Karar No
- 2020/4683
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2005 yılına ait kurumlar vergisi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, firmanın bilinen adresine posta marifeti ile tebliğ edilememesi nedeniyle ilanen tebliğ yoluna gidilmiş ise de söz konusu ödeme emirlerinin tebliğ edilemediğine dair tebliğ alındısının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun olarak komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memurunun imzasına yer verilmek suretiyle tutanak haline getirilmediği anlaşıldığından ilanen tebliğ koşullarının oluştuğundan ve kamu alacağının usulüne uygun kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İlanen yapılan tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olduğu, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ:Uyap sisteminde yapılan araştırmada;.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelemesi sonucu; aynı şirketin aynı yıla ait borçların takibi amacıyla hisseleri devralan … adına ortaklık sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılmasının yasaya uygun olmaması nedeniyle, asıl amme borçlusu şirket hakkında amme alacağının usulune uygun tebliğ edilerek kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle anılan kişi adına düzenlenen ödeme emrinin iptaline dair kararın Danıştay 3. Dairesince 15/10/2019 tarih E:2016/14401,
K:2019/5611 sayılı kararı ile onandığı ve kararın düzeltilmesi isteminin de 08/07/2020 tarih E: 2020/1359, K 2020/3006 sayılı kararla reddedilerek kesinleştiği analaşılmakla görülmekte olan dosyadaki dava konusu ödeme emrinin de aynı gerekçeyle iptal edilmesi gerektiğinden temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına düzenlenen ödeme emri içeriğini oluşturan asıl borçlu … Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin bilinen adresinde bulunmadığından bahisle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre mahalle muhtarına imzalatılmak ve haber kağıdı kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'ndaki tebligatla ilgili düzenlemelere uyulmaksızın, 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine göre mahalle muhtarına imzalatılmak ve haber kağıdı kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği dikkate alındığında, ortada usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligattan ve kamu alacağının usulüne uygun kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden ödeme emrinin iptali yolundaki kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/801, K. 2020/4683, 19 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama