KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/1144 E., 2021/2939 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2021
- Esas No
- 2019/1144
- Karar No
- 2021/2939
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçlarının cebren tahsili amacıyla … ve … plaka sayılı araçları ve banka hesapları üzerine uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin, 18/11/2011 tarihinde davacının kendisine tebliğ edilerek içeriği kamu alacağının kesinleştiği olayda, usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emirlerine konu kamu alacağının cebren tahsili amaçlı dava konusu hacizlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Ortaklar kurulu kararı ile 10/12/2009 tarihinde şirketteki hisselerini devrettiği ve müdürlük görevinin sona erdiği, bu nedenle borçtan sorumluluğunun bulunmadığı, kaldıki alacağın tahsil zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-K ARŞIOY
Dosyanın incelenmesinden; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 17/05/2010 tarihinde, 10/12/2009 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ortaklıktan ayrılan davacının ikametgah adresinde oğluna tebliğ edildiği, bu nedenle şirket hakkında yapılan takip kesinleştirilmeden davacıya ait araçlara ve banka hesabına uygulanan haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/1144, K. 2021/2939, 7 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama