KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/3344 E., 2020/4081 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Esas No
- 2019/3344
- Karar No
- 2020/4081
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edilen ve hissesine düşen daireleri olması gerekenden daha düşük fiyattan sattığı, söz konusu daire satışları 2009 yılında gerçekleşmesine karşın 2010 yılı kayıt ve beyanlarına aktararak aynı yıl içinde satışını gerçekleştirdiği, … ada … parsel ve … ada ve … parsele kayıtlı arsaların satışından elde ettiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu esas alınmak suretiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2009 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Üçüncü Dairesince, Vergi Mahkemesi kararının bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin daire satışı yapılan ve ifadesi alınan ancak itibar edilmeyen kısmından kaynaklanan hüküm fıkrasının bozulması üzerine söz konusu bozma hükmü uyarınca yapılan inceleme sonucunda,
Vergi tekniği raporunda ifadesi alınan ancak itibar edilmeyen daire sahiplerinin beyan ettiği alış fiyatlarının satış faturalarıyla karşılaştırılması suretiyle hasılat farkı çıkması halinde fark hasılatın vergi inceleme raporunda izlenen yönteme göre maliyet tutarı da dikkate alınarak oluşturulan tabloda daire sahipleri tarafından beyan edilen alış fiyatlarının dairenin satış bedelinin de gözönünde bulundurulduğu, ifadesi alınmayan kişilere ait dairelerin satış bedeli olarak davacının beyanına itibar edildiği,
… ve … sıra numaralarındaki daire sahiplerince taşınmazın değeri 95.000,00-100.000,00 TL arasında beyan edildiğinden davacı lehine hareketle 95.000,00 TL tutarlı bedelin esas alındığı, … sıra numarasındaki taşınmazın tapu satış bedeli düşük beyan edilmiş ise de, alış tutarı ifade edilmediğinden davacı tarafından beyan edilen taşınmazın satış değerinin kabul edildiği,
… ve … sıra numarasında yer alan daire sahiplerince ifade edilen alış tutarı idarenin belirlediği satış tutarının altında olduğundan inceleme elemanı tarafından uygulanan yönteme uygun olarak davacı mükellef lehine hareketle idarenin belirlediği satış tutarları dikkate alınarak bulunan fark matrah üzerinden tarhiyat yapılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu tarhiyat azaltılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, vergi kaybına neden olacak bir iş yapılmadığı, arsanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince verildiği, faturaların maliyet bedelline ilişkin bir belge olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, arsa tesliminin ticari nitelikli olması durumunda arsa için müteahhidin de arsa sahibine teslim ettiği bağımsız birimler için olayın vuku bulduğu tarih itibarıyla eş zamanlı fatura düzenlenmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/3344, K. 2020/4081, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama