KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/3456 E., 2022/261 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2022
- Esas No
- 2019/3456
- Karar No
- 2022/261
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Ofset Kağıtçılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2012 ve 2013 yıllarının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Defter ve belge ibraz yazısının asıl borçlu şirketin adresinde bulunamaması nedeniyle kanuni temsilcisinin ikamet adresinde eşine tebliğ edildiği, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ise şirketin adresten ayrılması sebebiyle ilanen tebliğ edildiği, defter ve belge ibraz yazısının tebliğ edildiği kanuni temsilcinin ikamet adresinin şirket yönünden bilinen adresler arasına girdiği ve söz konusu adrese ödeme emri tebliği denenmeden yapılan ilanen tebliğin usulsüz olduğu, dolayısıyla davacının ortak sıfatıyla takibi için gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Gerekçenin yeterli olmadığı, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacının ortağı olduğu şirketin muhtelif yıllara ilişkin kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin, tüzel kişiliğin bilinen adresinde düzenlenen 21/12/2015 tarihli tutanak ile şirketin adreste bulunmadığı hususunun muhtar kaşesi ve imzası bulunmayan adres tespit tutanağı ile tespit edilmesi üzerine ilanen tebliğ edildiği, yapılan araştırmada şirketin herhangi bir malvarlığına rastlanmadığından, şirketten tahsil imkanı kalmadığı sonucuna varılan kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, takakkuk fişinden gayri, vergilendirmeyle ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak,
adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği, 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde ise bunları idare edenlere veya temsilcilere yapılacağı, tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu,
tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı, 102. maddesinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği,
bu işlemlerin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyetin taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunacağı, 103. maddesinde muhatabın adresi hiç bilinmezse, bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilanen yapılacağı, 104. maddesinde ilanın ne şekilde yapılacağı kurala bağlanmış olup 101. maddesinde ise bilinen adresler sayılmak suretiyle gösterilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda değinilen yasal düzenlemelerden amme borçlusu gerçek ve tüzel kişilerin bilinen adreslerinde tebliğ imkansızlığının usulüne uygun olarak düzenlenmiş adres tespit tutanağı ile saptanması halinde ilanen tebliğ yoluna gidilebileceği anlaşılmakla birlikte davacı şirketin bilinen adresinde düzenlenen adres tespit tutanağında, mahalle muhtarının imzasının bulunmadığı dikkate alındığında, söz konusu adres tespit tutanağının usulüne uygun düzenlendiğinden bahsedilemeyeceğinden, dolayısıyla ilanen tebligat şartlarının oluşmadığı sonucuna varıldığından, yazılı gerekçeyle dava konusu ödeme emrini iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/3456, K. 2022/261, 31 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama