KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/4300 E., 2020/4729 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2020
- Esas No
- 2019/4300
- Karar No
- 2020/4729
- Temyiz eden (davalı)
- …Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen Ağustos 1999 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emri ile Ocak 2000 dönemi gelir (stopaj) vergi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile Şubat 2000 dönemi katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …,… ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Üçüncü Dairesince, kararın 12 takip numaralı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulması üzerine söz konusu hükme uyulmak suretiyle yapılan incelmede, belirtilen ödeme emrinin asıl borçlu şirkete ait 1999 yılı kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlendiği,
davacının şirketteki tüm hisselerini 15/02/2000 tarihli hisse devir sözleşmesi devrettiği ve durumun 05/05/2000 tarihli sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği anlaşılan olayda, davaya konu ödeme emrinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince limited şirket ortaklarının 06/06/2008 tarihinden önceki dönemlere ait vergi borçları bakımından hukuken sorumlu tutulabilmeleri için ödeme emrinin tanzim tarihinde şirket ortağı vasfını taşımaları gerektiği,
belirtilen tarihten önce hisselerini devretmeleri halinde ise sorumlulukları sona ereceğinden ilgili dönem borçlarından sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Limited şirket ortağı olan davacının amme alacağının ödenmesinden sermaye hissesi oranında sorumlu olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Daire since, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
… Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirketin borcunu karşılayacak mal varlığına rastlanmadığından adı geçen şirketten alınamayan 1999 yılı Ağustos dönemine ait katma değer vergisi ile fer'ilerinin tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla … tarih ve …takip numaralı ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinin uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan şeklinde limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Vergi Mahkemesince her ne kadar, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine ilişkin olarak limited şirket ortaklarının 06/06/2008 tarihinden önceki dönemlere ait vergi borçları bakımından hukuken sorumlu tutulabilmeleri için borcun tahsili döneminde şirket ortağı vasfını taşımaları gerektiği, belirtilen tarihten önce hisselerini devretmeleri halinde ise sorumlulukları sona ereceğinden ilgili dönem borçlarından sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış ise de limited şirket ortaklarını,
şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan söz konusu yasal düzenleme karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, bu dönemden sonra paylarını devretmiş olsalar da ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin şirketin kamu borçlarından kaynaklanan sorumluluklarının kalkacağından söz edilemeyeceğinden şirket tüzel kişiliği hakkında takip yollarının tüketilip tüketilmediği,
kamu alacağının doğduğu dönem ve davacının söz konusu borçtan sorumluluğu değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere temyiz istemine konu edilen kararın bozulması gerekmiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/4300, K. 2020/4729, 24 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama