KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/4989 E., 2020/5335 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2020
- Esas No
- 2019/4989
- Karar No
- 2020/5335
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Teknoloji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca duruşma yapılarak verilen .... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, Aralık 2005 dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin dayanağı tarhiyata ait ihbarnameye ilişkin tebligatın, şirketin işyeri adresinde şirketin ortağı sıfatıyla …'e yapıldığı anlaşılmasına karşın İstanbul Ticaret Odası kayıtları ile davacı tarafından ibraz edilen kendisine ait sigortalı hizmet listelerinde ortak, kanuni temsilci veya çalışan olarak görünmeyen bu kişinin, aynı adreste bulunan ve isim benzerliği bulunan.
Grup Elektronik Mühendislik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin çalışanı olma ihtimali bulunduğu göz önüne alındığında davacı şirket ile ilgisi bulunmayan şahsa yapılan tebliğin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesindeki usule aykırı olması nedeniyle ortada kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Ödeme emrine karşı açılacak davalarda ileri sürülebilecek itirazların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde sayılan; böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödendiği ve zamanaşımı halleriyle sınırlı olduğu, davacı tarafından belirtilen hususların ise ödeme emri safhasında ileri sürülebilecek itirazlar kapsamında yer almadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu ödeme emri … Teknoloji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenmiştir. Bu şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesindeki kayıtlı adresi olan "… Mah. … Cad. … Durağı No:… …" adresi aynı zamanda … Grup Elektronik Mühendislik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin kayıtlı adresi olup, bu iki şirketin ortak hissedarlarının olduğu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nüshalarından anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından verilen cevaba cevap dilekçesinde, dayanak ihbarnameleri yukarıda belirtilen borçlu şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde kayıtlı adresinde tebellüğ eden … isimli kişinin davacı şirketin ortağı yahut ilişkili bir kişi olmayıp; aynı adreste bulunan … Grup Elektronik Mühendislik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin sigortalı çalışanı olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, aynı adreste bulunan, ortak hissedarları bulunan diğer şirketin bir çalışanının -tebligatı aldığı da göz önüne alındığında- borçlu şirket ile irtibatlı olduğunun kabulü gerekeceği düşünüldüğünden mahkeme kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı konusu ödeme emrinin dayanağı olan tarhiyata ilişkin ihbarnamenin davacı şirketin işyeri adresinde ortak sıfatıyla …'e tebliğ edildikten sonra borcun ödenmemesi üzerine değinilen ödeme emrinin tanzim edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun hükümlerinin tatbik olunacağı, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, şu kadar ki ilgilinin kabul etmesi şartıyla tebliğin daire veya komisyonda yapılmasının mümkün olduğu düzenlemesine yer verildikten sonra,
tebliğ yapılacak kimseleri belirleyen 94. maddesinde tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının yeterli olduğu, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya iş yerlerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı kurala bağlanmış, 101. maddede de bilinen adresler sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Vergi Mahkemesince, her ne kadar şirketin işyeri adresinde şirket ortağı sıfatıyla …'e yapılan tebligat; bu kişinin, İstanbul Ticaret Odası kayıtları ile davacı tarafından ibraz edilen kendisine ait sigortalı hizmet listelerinde ortak, kanuni temsilci veya çalışanı olarak görünmediğinden şirket ile ilgisi bulunmayan kişiye tebliğ edildiği dikkate alınarak geçersiz kabul edilmiş ise de dosya içeriği bilgi belgelerden dava konusu ödeme emri içeriği tarhiyata ait ihbarnamenin tebliğ edildiği kişinin, davacı ile aynı adreste faal, ortak hissedarları bulunan.
Grup Elektronik Mühendislik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin çalışanı olduğu göz önüne alındığında, iş yerinde bulunan ve tebligatı kabul eden bu kişinin davacı şirket ile irtibatlı olduğunun ve kendisine yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunun kabulü gerektiğinden, aksi yöndeki yargıyla verilen Mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/4989, K. 2020/5335, 10 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama