KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/5967 E., 2021/2613 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2021
- Esas No
- 2019/5967
- Karar No
- 2021/2613
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, dağıtıcı firmalarca diğer dağıtıcı firmalara yapılan LGP (Sıvılaştırılmış Petrol Gazı) teslimlerinin 2017/10468 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca %8 oranında katma değer vergisine tabi olduğu ihtirazi kaydıyla 2017 yılının Ekim dönemi için verilen katma değer vergisi beyannamesi üzerine fazladan tahakkuk ederek ödenen 754.313,81-TL katma değer vergisinin kaldırılması ve iade tarihine kadar hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 28/07/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2017/10468 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2711.19.00.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında yer alan sıvılaştırılmış petrol gazının (LPG) motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılacak olanları (otogaz) hariç olmak üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan LPG dağıtıcı lisansını haiz olanlarca teslimi ile bunlardan satın alanların sonraki safhalardaki teslimine ilişkin katma değer vergisi oranının %18'den %8'e indirildiği,
lisanslı dağıtıcı firmalar tarafından başka bir dağıtıcı olan firmaya teslimine ilişkin olarak herhangi bir kısıtlamaya gidilmediği, Gelir İdaresi Başkanlığının LPG'nin dağıtıcı firmalar tarafından başka bir dağıtıcıya tesliminde genel oranda katma değer vergisi uygulanması gerektiği şeklindeki yorumu vergilerin kanuniliği ilkesiyle bağdaşmadığından fazladan tahakkuk ettirilen katma değer vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı, faizin, hukuka aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacıyla talep edildiği ve kişinin nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeniyle uğranılan zararın karşılığı olduğu,
hukuk devletinde bir zararın faiz adı altında ödenecek tutarla karşılanabilmesi için açık yasa hükmünün aranmayacağı, aksine anlayışın Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu yönündeki düzenlemeyle bağdaşmayacağı gerekçesiyle fazladan tahakkuk eden vergi kaldırılarak, ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanuna göre hesaplanacak faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Gelir İdaresi Başkanlığınca anılan Bakanlar Kurulu kararının uygulamasına ilişkin olarak Türkiye Odalar Borsalar Birliğine yazılan bilgi mahiyetinde yazıda, dağıtıcı firmalar tarafından LPG'nin başka bir dağıtıcıya tesliminde genel katma değer vergisi oranının uygulanması gerektiğinin belirtildiği göz önüne alındığında yapılan tahakkukun hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/5967, K. 2021/2613, 25 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama