KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/6200 E., 2022/3983 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2022
- Esas No
- 2019/6200
- Karar No
- 2022/3983
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, banka hesap hareketleri dikkate alınarak kayıt dışı akaryakıt satışı yaptığı yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporuna istinaden Temmuz ila Eylül 2012 dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda, banka hesaplarına yüksek tutarlı para giriş ve çıkışlarının kayıt dışı akaryakıt ticaretine ilişkin olduğu ve bu yolla elde edilen kazancın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı belirtilmiş ise de sözü edilen faaliyetin varlığı somut tespitlerle ortaya konulmaksızın salt banka hesap hareketleri esas alınmak suretiyle eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın matrahı yönünden bağlı olduğu 2012 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılmasına ilişkin …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ilgili hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla kabul edilerek sözü edilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra davanın bu yönden reddedildiği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ihtilaflı dönemde şirket ortaklığı dışında bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak tarhiyat yapıldığı, adına kayıtlı banka hesaplarının kardeşi Mehmet Karakuş tarafından kullanıldığı, kardeşinin inceleme elemanına verdiği ifadesinin de bu yönde olduğu, söz konusu banka işlemlerinin kendisince gerçekleştirilmediği, işleme taraf olan firmaları da tanımadığı, karşıt incelemeyle gerçek mahiyetin ortaya konulmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Sadece banka hesap hareketleri esas alınarak ticari faaliyetin var olduğu görüşüyle vergilendirilecek kazanç tutarı somut tespitlerle ortaya konulmaksızın yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Dava konusu tarhiyatın matrahı yönünden bağlı olduğu 2012 yılı için yapılan gelir vergisi tarhiyatının kaldırılmasına ilişkin Vergi Mahkemesi kararının ilgili hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunu kabul ederek davayı bu yönden reddeden Vergi Dava Dairesi kararına karşı yapılan temyiz istemlerini sonuçlandıran Danıştay Üçüncü Dairesinin 24/10/2022 tarih ve E:2019/4337, K:2022/3982 sayılı kararının "Karşı Oy"unda açıkladığımız hukuksal nedenler ve gerekçe doğrultusunda Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/6200, K. 2022/3983, 24 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama