KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/1132 E., 2021/477 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2021
- Esas No
- 2020/1132
- Karar No
- 2021/477
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının deniz araçlarında kullanmak üzere özel tüketim vergisiz aldığı akaryakıtı usulsüz kullandığı ve sattığı yönünde tespitler içeren vergi inceleme raporu uyarınca adına 2013 yılı için re'sen salınan gelir vergisi, aynı yılın Ocak-Mart, Temmuz-Eylül dönemi için re'sen salınan geçici vergi ve bu vergiler üzerinden tekerrür nedeniyle artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporundaki saptamalardan, özel tüketim vergisiz olarak aldığı yakıtı faaliyetinde kullanmayarak sattığı ve bu hasılatını beyan ve kayıt dışı bıraktığı sonucuna varıldığından re'sen tarh nedeni bulunduğu anlaşılan olayda, inceleme elemanı tarafından matrah tespitinde hatalar yapılmakla beraber mahkemelerince verilen ara kararı üzerine idarece,
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 267. maddesi uyarınca maliyet bedeli esasına göre davacı tarafından özel tüketim vergisiz alınan akaryakıtın maliyeti belirlenerek perakende satışlar için %10 kar ilavesi ile ulaşılan hasılatın, davacının gelir vergisi beyan tablosuna eklenmesi sonucu matrah farkı tespit edildiğinin belirtildiği dikkate alındığında, bu hesaplamada hukuka aykırılık görülmediğinden yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu,
2013 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı, somut bir saptama olmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle tarhiyat yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artılan kısmı ile özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla 385.519,13-TL tutarındaki yakıt satışı için belge düzenlenmediği tespit edildiğinden kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmi beş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağının kurala bağlandığı,
"cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere" ibaresinin tekerrürün uygulanacağı sürenin sona ereceği tarihin tespiti ile ilgili olduğu, 2012 yılının Temmuz-Eylül dönemine ait yasal süresinden sonra verilen geçici vergi beyanı üzerine kesilen vergi ziyaı cezasının 23/02/2013 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla tekerrüre esas alınabileceği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/1132, K. 2021/477, 2 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama