KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/1425 E., 2022/3539 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/1425
- Karar No
- 2022/3539
- Temyiz eden (davacı)
- … Plastik ve Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığ/… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını yasal defterleri dışında başka ortamlara kaydetmek suretiyle kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporu uyarınca 2015 yılının tüm dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelere istinaden düzenlenen bilirkişi raporu ve bu rapordaki veriler esas alınarak tanzim edilen vergi inceleme raporundaki tespitlerden, davacının 2015 yılında bir kısım hasılatını vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde yasal defterlerine yansıtmadan muhasebe programında X başlıklı belge türü altında kaydetmek suretiyle kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve bu işlemler için fatura düzenlemeyerek katma değer vergisi hesaplamadığı sabit olduğundan, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Vergi incelemesinin yasal süresinde bitirilmediği, inceleme raporunun dayanağı olan bilirkişi raporundaki tespitlerin tamamının kendileriyle paylaşılmaması nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığı, yapılan karşıt tespitlerde yer alan mükellef beyanlarının söz konusu firmaların özgür iradelerini yansıtmadığı, ifade veren şirket çalışanlarının beyanlarını destekleyecek herhangi bir belge sunmadığı, vergi inceleme tutanağında yorum ve kanaate dayalı ifadelerin yer alması nedeniyle ispat vasıtası olma niteliğini kaybettiği, muhasebe programından elde edilen verileri destekleyecek envanter veya randıman çalışması,
kapasite raporu veya üretim reçetesi analizi, ortakların banka hesaplarının incelenmesi gibi çalışmaların yapılmadığı, kayıt dışı maliyetinin bulunmadığına ilişkin değerlendirmenin eksik ve varsayıma dayalı olduğu, şirketin kayyum idaresine devredildiği dönemlerde fire oranlarının azaldığına dolayısıyla kayıt dışı olduğu iddia edilen satışların maliyetinin fire oranları içerisinde gizlendiğine ilişkin değerlendirmenin yanlış olduğu, zira fire oranlarındaki düşüşün söz konusu dönemlerdeki kapasite kullanımının azalmasından kaynaklandığı,
yurt içi satışlar haricinde diğer hesaplarda olduğu iddia edilen kayıt dışı gelirlerin tespitine yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığı gibi bu gelirlerin kayıt dışı olduğunu açıklayan herhangi bir değerlendirmenin dahi yapılmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı şirketin bir kısım hasılatını başka ortamlara kaydetmek suretiyle kayıt ve beyan dışı bıraktığının tespit edilmesi nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin 4. bendi uyarınca dönem matrahlarının re'sen takdir edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/1425, K. 2022/3539, 3 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama