KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/2176 E., 2022/403 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2022
- Esas No
- 2020/2176
- Karar No
- 2022/403
- Temyiz eden (davacı)
- Müflis …Kablo Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İflas Masası
- Vekilleri
- Av. …
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Av….
KARŞI TARAF(DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: … İcra İflas Müdürlüğü'nün E:… İflas sayılı müflis … Kablo Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki dosyaya davalı idarenin talebi üzerine 2016 ila 2018 dönemleri için katma değer vergisi ve fer'ilerine yönelik alacak kaydı yapılan vadesi gelmemiş ve gecikme zammı dahil vadesi geçmiş toplam 5.155.515,05-TL tahakkukun kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece iflas masasına kaydı yaptırılan alacakların tamamının davacının kendi beyanı üzerine tahakkuk eden vergi alacakları olduğu, aynı zamanda 7143 sayılı Yasa'dan faydalanılarak söz konusu borçların yapılandırıldığı, yapılandırma taksitlerinden ilk iki taksitin ödendiği, kalan taksitler ödenmediğinden yapılandırmanın iptal edildiği, mükelleflerin ancak ihtirazi kayıtla vermiş oldukları beyannameler üzerine dava açma süresi içerisinde dava açabilecekleri, bunun haricinde kendi beyanları üzerine tahakkuk eden vergilere karşı dava açmalarının mümkün olmadığı,
yapılandırılarak tecil ve taksitlendirme yapılan alacakların dava konusu edilemeyeceği, davacı tarafından mahsup talebi bulunulduğu yönünde ödeme safhasına ilişkin iddianın tahsile dair işlem tesisi üzerine ileri sürebileceği gerekçesiyle dava incelenmeksizin reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı istinaf başvurusu, Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiş, davalı idare istinaf başvurusu ise kabul edilerek idare lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kamu alacağının iflas masasına kaydı için yapılacak alacak bildiriminin tarhiyat, ceza kesilmesi gibi işlemlerden ayrı bir idari işlem olduğu, bir kamu hukuku kişisi sıfatını taşımayan iflas idaresinin alacak kayıt bildirimini reddetme yetkisi olmadığından davalı idarece yöneltilen alacak talebinin kaydedildiği, mahsup, ödeme, zamanaşımı gibi nedenlerle vergi alacağı ortadan kaldırılmasının ancak dava yolu ile sağlanacağı, mahsup ve iade talepleri dikkate alınmadan karar verildiği, davalı idarece sunulan savunma dilekçesinde de Ekim 2018 dönemine ait tecilin yapılarak söz konusu döneme ilişkin borç miktarının azaldığının kabul edildiği,
mahsubu yapılamayan alacaklar için de gecikme faizi işletildiğinden kaydı yapılan alacak miktarının gerçek miktarı aştığı, gecikme zammının 6183 sayılı Kanun’un 52. maddesi gereğince iflasın açıldığı tarihe kadar işletilmesi gerekirken bu hususa da riayet edilmediği, gerçek alacak miktarının belirlenerek kaydedilmesinin alacak kaydı yaptıran tüm alacaklıların hak kaybına uğramasını engelleyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/2176, K. 2022/403, 3 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama