KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/2831 E., 2023/1676 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2023
- Esas No
- 2020/2831
- Karar No
- 2023/1676
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı/… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:….., K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … İnşaat Yapı Malzemeleri Taahhüt Oto Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2010 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarihli ve … ila … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebliği düzenleyen hükümlerine göre, vergilendirme ile ilgili evrakın muhatabın kendisine tebliğ edilmesinin asıl olduğu, ancak muhatabın bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan birine de kabul etmesi şartıyla tebliğ yapılabileceği, muhatabın geçici olarak adreste olmadığı anlaşılırsa beyanda bulunanın imzasının alınacağı, imzadan imtina etmesi halinde ise durumun posta memuru tarafından şerh ve imza edileceği, evrakın çıkaran merciye iade edileceği,
önüne bırakılmak suretiyle tebliğin ancak muhatabın bizzat kendisinin tebellüğden imtina etmesi halinde uygulanabileceği açık olup olayda, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarına aykırı olarak muhatabı olmayan eşin önüne bırakılmak suretiyle tebliği usule uygun olmadığından,
dava konusu ödeme emirlerine karşı Mahkemelerinin E:… ve E:… sayılı dosyalarında verilen dilekçe ret kararları üzerine açılan davanın öğrenme tarihi olan 22/05/2018 itibarıyla süresinde açıldığı sonucuna varılmakla, davalı idarenin, davanın süresinde açılmadığı yolundaki itirazı yerinde görülmeyerek uyuşmazlığının esasının incelendiği, dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağı için asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin 22/12/2010 tarihinde şirketin iş yeri adresinde davacıya tebliğ edildiği; … tarihli ve … takip numaralı ödeme emrinin tebliğine ilişkin ise dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı,
dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının 2010 ve 2011 yıllarına ait olduğu ve vadesi 2010 yılına ait kamu alacaklarının 2015 yılı sonuna kadar, vadesi 2011 yılına ait kamu alacaklarının ise 2016 yılı sonuna kadar tahsil edilememesi halinde zamanaşımına uğrayacağı hususu dikkate alındığında davalı idarece zamanaşımı süresi içerisinde kamu alacakları hakkında tahsil zamanaşımını kesen ya da durduran bir işlem tesis edildiği yolunda bilgi ve belge de sunulmadığından,
öğrenme tarihi olan 22/05/2018 itibarıyla zaman aşımına uğradığı anlaşılan kamu alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödememe emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağı için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/2831, K. 2023/1676, 4 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama